Türkiye Fintech Derneği Başkan Yardımcısı Gülçin Aytemizel Telatar ile Fintechtime Mart 2026 sayısı “Fintek Dünyasının Mimarları” dosya konusu için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.

“Türkiye Fintech Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülçin Aytemizel Telatar, finansal teknolojileri toplumsal fayda üreten bir “değer alanı” olarak tanımlayan, ekosistemin mimarlarından biri. Kadınların 2030 yılına kadar küresel varlıkların %38’ini kontrol edeceği gerçeğinden hareketle, kapsayıcı ürün tasarımını bir tercih değil ticari bir zorunluluk olarak gören Telatar; liyakati belirsizlik anlarında sorumluluk alma cesaretiyle ilişkilendiriyor. Cam tavanları kırmanın yolunun teknik derinlikten ve içsel sınırları aşmaktan geçtiğine inanan tecrübeli isim, kadınların gelecekte sistemi sadece kullanan değil, “kurucu ve dönüştürücü” olarak yeniden inşa eden tarafta olacağını vurguluyor.”

 

Fintek dünyasına adım attığınız o ilk günden bugüne, sizi ilgili dinamik yapının içinde tutan ve her gün yeni bir motivasyonla işe başlamanızı sağlayan temel tutku nedir? Söz konusu kariyer öyküsünün, bugün geldiğiniz noktadaki yönetim anlayışınızı nasıl şekillendirdiğini merak ediyoruz.

Geleneksel finansın ötesinde, teknolojinin dönüştürücü gücüyle daha kapsayıcı çözümler yaratabilmek her zaman ana motivasyon kaynağım oldu. Kariyer yolculuğumun en önemli dönüm noktası, finans ve teknolojinin buluştuğu yerde sadece ürün değil, değer yaratabileceğimi fark ettiğim andı. Bu kararı vermemdeki diğer büyük etki ise uzun yıllar banka ve ödeme sistemleri alanında edindiğim tecrübeyi aktarma potansiyelimi keşfetmem. Bugünkü liderlik anlayışım da bu temele dayanıyor: çevik, kapsayıcı ve anlam odaklı bir yönetim kültürü.

 

Kurumunuzdaki resmî yetki ve sorumluluklarınızın ötesinde; ekosistemi dönüştüren bir kadın lider olarak kendinize biçtiğiniz “görünmez” misyonu nasıl tanımlarsınız? Masada oturan bir yönetici olmanın ötesinde, sektöre nasıl bir imza bırakmayı hedefliyorsunuz?

Kendime biçtiğim misyon, sadece yöneten değil; oyun kuran ve alan açan bir lider olmak. Masada oturmak kadar, masanın nasıl kurulduğu da önemli. Özellikle kadınların ve genç profesyonellerin karar mekanizmalarına daha erken ve daha güçlü dahil olabildiği bir ekosistemin inşasına katkı sağlamak istiyorum.

Sektöre bırakmak istediğim imza; kısa vadeli başarı hikâyelerinden çok, sağlam altyapılar, doğru teşvikler ve sürdürülebilir iş modelleri üzerine kurulu bir fintek kültürü.

 

Liderlik yolculuğunuzda “ilgili an benim için bir dönüm noktasıydı” dediğiniz, size liyakat ve direnç konusunda en büyük dersi veren özel bir tecrübe var mı?

Bir yapıyı sıfırdan kurma sorumluluğumu, benim için önemli bir dönüm noktasıydı. Belirsizliklerin yüksek olduğu, hazır cevapların olmadığı bu süreç bana şunu öğretti: Zor olan, doğru cevabı bilmek değil; cevabın henüz olmadığı anlarda sorumluluğu almaya devam edebilmektir. Liyakat tam olarak burada başlar.

 

2026 perspektifinden baktığımızda, “Cam Tavan” kavramının artık fiziksel engellerden ziyade algısal bariyerlere evrildiğini görüyoruz. Kariyer basamaklarını tırmanan bir kadın lider olarak, söz konusu görünmez bariyerlerin fintek özelinde nasıl bir değişim geçirdiğini gözlemliyorsunuz?

Bugün cam tavanlar daha çok algısal bariyerler şeklinde karşımıza çıkıyor. “Hazır mı?”, “Bu rol için fazla mı iddialı?” gibi sorular artık açıkça sorulmuyor ama kararların arkasında hâlâ etkili olabiliyor.

Fintek özelinde olumlu bir dönüşüm var; veri, performans ve sonuç odaklı yapı kadın liderler için alan açıyor. Ancak asıl kırılması gereken bariyer, kadınların kendilerine koydukları görünmez sınırlar. Bu değişim içeriden başladığında, sistem de hızla uyum sağlıyor. Özellikle teknik rollerde kadınların daha fazla el kaldırması bu değişimin başladığını gösteriyor

 

Masada daha fazla kadının yer alması, sadece bir “sayısal veri” olmanın ötesinde, kurumunuzun ürün stratejilerine ve finansal kapsayıcılık vizyonuna nasıl bir boyut katıyor?

Masada daha fazla kadının olması, ürün geliştirme süreçlerimize çok farklı bir perspektif katıyor. McKinsey’in araştırmasına göre, 2030 yılına kadar kadınlar küresel yatırım yapılabilir varlıkların %38’ini kontrol edecek. Bu sadece bir istatistik değil; kadınların finansal karar alma süreçlerinde giderek daha güçlü olduğunun bir göstergesi. Dolayısıyla, ürünlerimizi tasarlarken kadınların ihtiyaçlarını, önceliklerini ve karar alma biçimlerini anlamak kritik önem taşıyor.

Bu yalnızca bir temsil meselesi değil; ürünlerin dili, kapsayıcılığı ve erişilebilirliği doğrudan etkileniyor. Kadınların olduğu masalarda riskler farklı okunuyor, müşteri senaryoları daha geniş bir perspektifle ele alınıyor.

 

Finans ve teknoloji gibi eril dilin yoğun olduğu bir alanda, yönetim kültürünü daha kapsayıcı ve empatik bir çizgiye çekmek için bugüne kadar attığınız en cesur adım neydi?

Ekip kurarken sadece CV’ye değil, değerlere ve bakış açısına odaklanmak oldu. Bu pozisyon için erkek mi kadın mı daha uygun?” gibi sorular yerine, “bu kişi sürdürülebilirlik, kapsayıcılık ve inovasyona inanıyor mu?” diye sorgulayarak ilerledim. Bu yaklaşım, cinsiyet dengeli, farklı geçmişlerden gelen ve güçlü bir misyon duygusuyla birleşmiş bir ekip oluşturmamızı sağladı. Bir diğeri ise, “herkes böyle yapıyor” denilen konforlu kalıpları sorgulamak oldu. Hız, rekabet ve sonuç baskısının yüksek olduğu ortamlarda; empatiyi ve şeffaflığı zayıflık değil, yönetim becerisi olarak konumlandırmak kolay değil.

 

Kadın liderler arasındaki dayanışmanın sadece bir “temenni” olmaktan çıkıp, somut bir iş birliği ağına dönüşmesi, fintek yatırımlarının geleceğini nasıl etkileyebilir?

Kadın liderler arasındaki dayanışma ağının somutlaşması, fintek yatırımlarının geleceğini derinden etkileyebilir. Şu anda, küresel risk sermayesi yatırımlarının sadece %2-3’ü kadın girişimcilere gidiyor. Bu durum, sadece bir kaynak dağılımı sorunu değil, aynı zamanda yatırım kararlarında cinsiyet önyargılarının devam ettiğinin bir göstergesi. Kadın liderlerin güçlü bir iş birliği ağı kurması, hem bu önyargıları kırmaya hem de kadın girişimcilere mentorluk, finansman ve stratejik ortaklık fırsatları sunmaya katkı sağlayabilir.

Özellikle fintek alanında, kadın liderlerin birbirine destek olduğu, deneyim ve network paylaştığı bir ekosistem, yatırımcıların da dikkatini çekecektir. Çünkü çeşitlilik ve kapsayıcılık sadece etik bir değer değil, aynı zamanda inovasyonu artıran ve daha sürdürülebilir getiriler sağlayan bir iş stratejisidir. Ben de bu anlamda, kadın girişimcilere mentorluk yapmayı ve fintek alanında kadın liderlerle stratejik iş birlikleri geliştirmeyi öncelikli hedeflerim arasına aldım. Çünkü gerçek değişim, tek başına başarıyla değil, birlikte yükselmeyle gerçekleşir.

 

Bugünden geriye dönüp baktığınızda; finansal teknolojiler alanında kariyer yapmak isteyen ancak “cam tavanlar”dan çekinen genç kadınlara, klişe tavsiyelerin ötesinde, gerçekçi bir rehberlik için neler söylemek istersiniz?

Klişe gibi dursa da cam tavan gerçek, ama kırılmaz değil. Fintek alanında kariyer yapmak isteyen genç kadınlara en gerçekçi tavsiyem, teknik yetkinliklerinizi geliştirmeye yatırım yapın. Kodlama, veri analizi, blockchain, yapay zeka gibi alanlarda kendinizi sürekli güncelleyin. Çünkü fintek sektöründe sadece “vizyon” yeterli değil; bu vizyonu hayata geçirebilecek teknik derinliğe de sahip olmanız gerekiyor.

İkincisi, kendinizi sürekli sorgulamaya açık tutun ama asla kendinizi küçümsemeyin. Toplantılarda sessiz kalmayın, sorularınızı sorun, fikirlerinizi cesurca paylaşın. Bazen “yeterince tecrübeli değilim ya da bu konuda kısıtlı bilgim var” düşüncesi sizi geri çekebilir, ancak en iyi öğrenme, yaparak gerçekleşir. Ayrıca, mentorlar edinin ve networking’e zaman ayırın. Kadın liderlerle bağlantı kurmak, sadece ilham almakla kalmaz, aynı zamanda somut fırsatlar da yaratabilir.

Son olarak, başarıyı sadece üst pozisyonlara gelmek olarak görmeyin. Başarı, kendi değerlerinize sadık kalarak, etki yaratan projeler geliştirmek ve başkalarına ilham kaynağı olmaktır. Cam tavanı kırmak için önce kendi içinizdeki sınırları yıkın; çünkü asıl engel bazen dışarıda değil, içimizde olabiliyor.

Ve mutlaka şunu söylemek isterim: Kariyer yolculuğu yalnız çıkılan bir yol değil. Yanınıza sizden sonra gelenleri de almayı unutmayın.

 

2026 ve sonrasına dair ajandanızdaki en heyecan verici projeyi düşündüğünüzde; kadınların söz konusu geleceği inşa ederken üstleneceği en kritik rolü hangi kelimelerle tanımlarsınız?

Kurucu. Dönüştürücü. Uzun vadeli düşünen.

Kadınlar artık yalnızca sistemin içinde değil; sistemi tasarlayan, sorgulayan ve yeniden inşa eden rolde olacak. Fintekin geleceği, bu bakış açısıyla çok daha dengeli ve sürdürülebilir bir yere evrilecek.