Logo Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural ile “B2B Fintek’in Sessiz Yükselişi” dosya konusu özelinde gerçekleştirdiğimiz röportaj şimdi yayında.

Logo Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, gömülü finansla birlikte ERP çözümlerinin işlemi anında muhasebeleştirmesinin yanı sıra nakit akışını anlık gösteren ve gerektiğinde aksiyon öneren bir platform haline geldiğini ifade ediyor. Gömülü finansın asıl başarısı, finansal işlemleri operasyonun içerisinde tamamen görünmez kılarak kullanıcının odağını sadece asıl işine vermesini sağlamaktan geçiyor. Bahsedilen yaklaşım, tahsilat ve finansmana erişimi ek bir iş adımı olmaktan çıkarıp günlük operasyonun kendiliğinden gerçekleşen doğal bir sonucu haline getiriyor. Geleceğin rekabeti, finansı kimin daha “görünmez” kıldığı üzerinden şekilleniyor.

 

Öncelikle sizi ve kurumunuzun iş yazılımları/ERP tarafındaki konumunu kısaca anlatır mısınız? Hangi ölçek ve sektördeki şirketlere çözüm sunuyorsunuz?

Türkiye’nin en büyük yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım olarak, kurulduğumuz 1984 yılından bu yana sektörün öncü şirketlerinden biri olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Uçtan uca ürün ve hizmetlerimizle mikro ölçekten kurumsal yapılara kadar her sektörden işletmelerin sürdürülebilir başarısına destek oluyor; yazılımda Ar-Ge lideri konumumuzla verimlilik ve kârlılığı artıran iş yazılımları geliştiriyoruz.

Uzun yıllardır müşteri sayısı açısından Türkiye’de liderliğini üstlendiğimiz ERP çözümlerimizin yanı sıra müşterilerimize muhasebe, ön muhasebe, bordro ve insan kaynakları yönetimi, iş analitiği, müşteri ilişkileri yönetimi, depo yönetimi sistemleri, saha satış yönetimi, iş akış yönetimi, doküman yönetimi, hazine yönetimi, B2B yönetimi, perakende, e-Dönüşüm ve fintek çözümleri gibi çok sayıda ürün ve hizmet sunuyoruz. Dijital dönüşüm danışmanlığı ve özel proje yönetimi de, sağladığımız hizmetler arasında bulunuyor.

 

Şirketler neden artık finansal servisleri ayrı platformlarda değil, doğrudan ERP ve iş akışlarının içerisinde görmek istiyor? Bu talebi sahada nasıl gözlemliyorsunuz?

Günümüzde şirketler için finansal işlemleri iş akışının doğal bir parçası haline getirememek önemli bir verimlilik problemi olarak öne çıkıyor. Ayrı platformlarda yürüyen her süreç, ekipler için ekstra bir kontrol noktası ve zaman kaybı anlamına geliyor. Sahada en net gördüğümüz durum da bu. Kullanıcılar artık başka bir sisteme girip işlem yapmak istemiyor. Tahsilatın, ödemenin ya da finansman başvurusunun, işi yaptıkları ekranın içerisinde gerçekleşmesini bekliyor.

Bu beklenti aslında verimlilikle birlikte işin akışını bozmamakla ilgili. ERP çözümleri içerisinde konumlanan finansal servisler bu yüzden tercih ediliyor; çünkü süreci hızlandırmaktan öte, kesintisiz hale getiriyor.

 

Ödeme, tahsilat, finansman ve raporlama başlıklarının yazılım tarafında birleşmesi sizin için ne ifade ediyor? ERP’nin yeni dönemde rolü sizce nasıl değişecek?

Bu başlıkların birleşmesi, finansal süreçlerin artık sonradan yönetilen değil, işlem anında yönlendirilen bir yapıya geçmesi demek. Bugün birçok şirkette ödeme, yapıldıktan sonra raporlanıyor. Tahsilat ise alındıktan sonra sisteme işleniyor. Oysa yeni yapıda bu süreçler birbirinden kopuk ilerlemiyor. İşlem anında kayıt altına alınıyor, sınıflanıyor ve anlamlandırılıyor.

Bu da ERP çözümlerinin rolünü değiştiriyor. ERP artık sadece kaydeden bir sistem değil; işlemi anında muhasebeleştiren, nakit akışını anlık gösteren ve gerektiğinde aksiyon öneren bir platform haline geliyor.

 

Müşterilerinizin en çok zorlandığı noktalar neler? Parçalı banka ilişkileri, manuel süreçler, veri görünürlüğü ya da mutabakat yükü gibi başlıklarda hangi sorunlar öne çıkıyor?

Müşterilerimizin en çok zorlandığı konu, finansal süreçlerin parçalı yapısı nedeniyle kontrol ve verimlilik dengesini kurmak. Bu durum yalnızca büyük ölçekli şirketlerde değil, KOBİ’lerde de benzer şekilde karşımıza çıkıyor.

Farklı sistemler ve kanallar üzerinden ilerleyen finansal süreçler, ekiplerin zamanının önemli bir kısmını veri toplama, kontrol etme ve uzlaştırma gibi operasyonel işlere ayırmasına neden oluyor. Bu da finans ekiplerinin stratejik konulara odaklanmasını zorlaştırıyor.

Finansal veri aslında mevcut ancak çoğu zaman anlık, bütünsel ve aksiyona dönüşebilir şekilde kullanılamıyor. Bu da nakit akışı yönetiminde belirsizliklere ve karar alma süreçlerinde yavaşlamaya yol açıyor.

Dolayısıyla temel ihtiyaç; ölçekten bağımsız olarak, finansal süreçlerin daha entegre, görünür ve yönetilebilir hale gelmesi. Biz de çözümlerimizi bu ihtiyacı ortadan kaldıracak şekilde kurguluyoruz.

 

Kurumunuzun bu alandaki stratejik hedefleri neler? Finansal servisler, gömülü ödeme ya da B2B fintek iş birlikleri tarafında nasıl bir yol haritanız var?

Bizim için stratejik hedef, finansal işlemleri kullanıcı için ayrı bir süreç olmaktan çıkarmak. Yani kullanıcı tahsilat ya da finansman süreçlerini ayrıca düşünmeden, işini yaparken bu işlemlerin arka planda gerçekleşmesi.

Bu doğrultuda gömülü finans yaklaşımını sadece entegrasyon olarak değil, deneyim tasarımı olarak ele alıyoruz. ERP içerisinde başlayan bir sürecin; ödeme, tahsilat ve finansman adımlarını kesintisiz şekilde tamamlayabilmesini hedefliyoruz.

İş birlikleri tarafında ise bankalarla olan ilişkileri daha da derinleştirerek, müşterilerimize sadece erişim değil, doğru zamanda doğru finansal çözümü sunabilen bir yapı kurmak istiyoruz. Odak noktamız; otomatik hale gelen, daha öngörülebilir ve kullanıcıyı yormayan finansal ve muhasebesel akışlar oluşturmak.

 

Önümüzdeki birkaç yılda iş yazılımı şirketleri ile finansal kuruluşlar arasındaki yakınlaşmanın nasıl şekilleneceğini öngörüyorsunuz?

Bu iki yapı artık birbirini tamamlayan değil, birlikte ürün geliştiren yapılara dönüşüyor. Geçmişte finansal kuruluşlar altyapıyı sağlarken, yazılım şirketleri bu hizmetleri kullanan taraftaydı. Şimdi ise değer, bu iki yapının birlikte kurguladığı deneyimde oluşuyor.

Önümüzdeki dönemde rekabet de burada şekillenecek. Kim daha fazla entegrasyon yaptığıyla değil, kim finansal süreci kullanıcı için daha görünmez ve akıcı hale getirdiğiyle ayrışacak. Bu da bizi daha az ekran, daha fazla otomasyonun olduğu bir noktaya götürüyor. Kullanıcı açısından bakıldığında ise finansal işlemlerin yapılan bir iş değil, işin doğal bir çıktısı haline geldiği bir döneme giriyoruz.