Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan ile 27 Haziran Dünya KOBİ Günü odağında gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.

“27 Haziran Dünya KOBİ Günü, işletmelerin üretim, istihdam, ticaret ve sürdürülebilir kalkınmadaki rolünü yeniden gündeme taşırken; KOBİ’lerin finansal dayanıklılığı da her zamankinden daha kritik hale geliyor. Satış yapmak kadar tahsilatı zamanında yönetmek, nakit akışını öngörebilmek ve finansal süreçleri dijital kanallar üzerinden izlenebilir hale getirmek, işletmelerin büyüme yolculuğunda belirleyici rol oynuyor.

Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, şirketin orta ölçekli işletmeler ve KOBİ’lere odaklanan yeni dönem vizyonunu, ödeme ve tahsilat çözümlerinin işletmelere sağladığı operasyonel kolaylığı, tedarik zinciri finansmanının rekabet gücüne katkısını ve açık bankacılık destekli dijital dönüşümün KOBİ’ler için yarattığı fırsatları konuştuk.”

 

Derya Hanım, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 27 Haziran Dünya KOBİ Günü, işletmelerin küresel ekonomideki hayati rolünü vurguluyor. Octet Türkiye CEO’su şapkanızla değerlendirdiğinizde, KOBİ’lerin sürdürülebilir kalkınmadaki yerini nasıl görüyorsunuz ve Octet işletmelerin büyüme yolculuğuna nasıl eşlik ediyor?

KOBİ’ler, Türkiye ekonomisinin yalnızca sayısal olarak en geniş kesimini oluşturmuyor; aynı zamanda üretimin, istihdamın, yerel kalkınmanın ve ticaretin sürekliliğinde çok kritik bir rol üstleniyor. Bu nedenle Dünya KOBİ Günü’nü, işletmelerin ekonomiye katkısını hatırlatan sembolik bir günün ötesinde, onların ihtiyaçlarını daha doğru anlamak için önemli bir fırsat olarak görüyorum.

Bugün KOBİ’lerin önceliği sadece büyümek değil; büyürken finansal olarak daha dayanıklı, daha öngörülebilir ve daha verimli bir yapı kurabilmek. Çünkü satış yapmak, tek başına sürdürülebilirlik sağlamıyor. Tahsilatın zamanında yapılması, nakit akışının doğru planlanması ve finansal süreçlerin kontrol altında tutulması işletmelerin günlük operasyonlarını doğrudan etkiliyor.

Octet Türkiye olarak biz de tam bu ihtiyaca odaklanıyoruz. Ödeme ve tahsilat çözümlerimizle işletmelerin finansal süreçlerini daha sade, izlenebilir ve yönetilebilir hale getiriyoruz. Octet ile KOBİ’ler finansal süreçlerini daha etkin yönetebiliyor, tahsilat süreçlerindeki belirsizlikleri azaltabiliyor ve nakit akışını daha öngörülebilir hale getirebiliyor.

 

Yılın başında çizdiğiniz “Rotamız Orta Ölçek ve KOBİ’ler” vizyonu doğrultusunda, geride bıraktığımız süreçte stratejik hedeflerinize ne ölçüde ulaştınız? Pazar payınızı artırarak ekosistemi güçlendirmek adına operasyonel süreçlerde hangi yenilikleri devreye aldınız?

Son dönemde odağımızı daha belirgin şekilde orta ölçekli işletmelere ve KOBİ’lere çevirdik. Bu karar, sahada gördüğümüz çok net bir ihtiyaçtan doğdu. İşletmelerin finansal süreçlerini dijitalleştirme isteği artarken bu dönüşümü karmaşıklaştırmadan, günlük iş akışlarına uyumlu şekilde sunan çözümlere ihtiyaç duyduklarını gördük.

Geride bıraktığımız süreçte bu stratejinin karşılık bulduğunu söyleyebiliriz. Farklı sektörlerden işletmelerin dijital tahsilat yönetimi çözümlerine olan ilgisi artıyor. Biz de bu talebe daha hızlı ve daha yakın yanıt verebilmek için hem teknolojik altyapımızı hem de saha yapılanmamızı güçlendirdik.

Bu kapsamda Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde aktif ekiplerimizle işletmelerle doğrudan temas kurmaya başladık. Onboarding süreçlerini hızlandıran, entegrasyonları kolaylaştıran ve kullanıcı deneyimini sadeleştiren geliştirmeler yaptık. Bizim açımızdan büyüme, sadece daha fazla işletmeye ulaşmak anlamına gelmiyor; ulaştığımız her işletmenin operasyonunda ölçülebilir bir kolaylık ve değer yaratmak anlamına geliyor.

 

Nakit akışı yönetimi, işletmelerin en kritik hayatta kalma refleksini oluşturuyor. Octet platformu üzerinden KOBİ’lere yönelik sunduğunuz güncel ödeme ve tahsilat çözümleri, şirketlerin operasyonel yükünü hafifleterek ticari faaliyetlerine nasıl bir hız kazandırıyor?

Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan

Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan

Nakit akışı, özellikle bugünkü ekonomik koşullarda işletmelerin en hassas başlıklarından biri. Bir şirket satış yapıyor olabilir; ancak tahsilat gecikiyorsa ödeme planı net değilse ya da finansal süreçler dağınık ilerliyorsa bu durum tüm operasyonu etkileyebiliyor. Bu nedenle nakit akışı yönetimini sadece finans departmanının konusu olarak değil, işletmenin genel sağlığını belirleyen temel bir unsur olarak görüyoruz.

Octet platformu, ödeme ve tahsilat süreçlerini tek bir yapı altında daha görünür ve yönetilebilir hale getiriyor. İşletmeler manuel takip yükünden kurtulurken süreçlerini daha hızlı ve daha kontrollü şekilde yürütebiliyor. Bu da hem zaman kazandırıyor hem de hata payını azaltıyor. KOBİ’ler açısından bu kolaylık çok değerli. Çünkü çoğu zaman sınırlı ekiplerle çok fazla süreci aynı anda yönetmeleri gerekiyor. Bizim sunduğumuz yapı sayesinde ekipler operasyonel detaylara daha az zaman ayırıyor; finansal planlama, müşteri ilişkileri ve ticari büyüme gibi daha stratejik alanlara odaklanabiliyor. Bu da işletmenin günlük akışına doğrudan hız ve esneklik kazandırıyor.

 

Tedarik zinciri finansmanı tarafında geliştirdiğiniz altyapı, işletmelerin finansmana erişimini doğrudan kolaylaştırıyor. Zorlu makroekonomik koşulların yaşandığı dönemlerde sağladığınız finansal esneklik, KOBİ’lerin pazardaki rekabet gücünü hangi eksende destekliyor?

Ekonomik dalgalanmaların yoğun olduğu dönemlerde işletmeler açısından rekabet gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biri, nakit akışını sürdürülebilir şekilde yönetebilmek oluyor. Özellikle KOBİ’lerde finansmana erişimde yaşanan gecikmeler; üretim planlarının aksamasına, satın alma maliyetlerinin artmasına ve büyüme fırsatlarının kaçırılmasına neden olabiliyor.

Bu noktada tedarik zinciri finansmanı, işletmelere yalnızca ek bir finansman kaynağı sunmuyor; aynı zamanda daha öngörülebilir bir nakit akışı ve daha dayanıklı bir ticari yapı oluşturuyor. Octet olarak geliştirdiğimiz altyapıyla alıcıları, satıcıları, tedarikçileri ve finans kuruluşlarını aynı ekosistemde buluşturuyoruz. Bu sayede firmalar alacaklarını daha etkin yönetebiliyor, işletme sermayelerini daha verimli kullanabiliyor ve kısa vadeli nakit baskılarının ticari kararlarını belirlemesinin önüne geçebiliyor.

Dolayısıyla KOBİ’lerin rekabet gücüne katkımızı üç başlıkta özetlemek mümkün: operasyonel süreklilik, finansal dayanıklılık ve büyüme fırsatlarını değerlendirebilme kabiliyeti. Çünkü işletmelerin rekabet avantajı artık yalnızca ne ürettikleriyle değil, finansal süreçlerini ne kadar etkin yönettikleriyle de şekilleniyor.

 

Önümüzdeki beş yıllık projeksiyona baktığınızda, KOBİ’lerin dijital dönüşüm ve fintek alanlarındaki en kritik ihtiyaçlarının neler olacağını öngörüyorsunuz? Octet altyapısı, yaşanacak teknolojik evrime kurumları nasıl hazırlıyor?

Önümüzdeki beş yılda KOBİ’ler için dijital dönüşümün çok daha somut ve günlük operasyonlara dokunan bir noktaya geleceğini düşünüyorum. Bugüne kadar dijitalleşme çoğu zaman bir tercih ya da gelişim alanı olarak görülüyordu. Artık iş yapış biçiminin doğal bir parçası haline geliyor.

Bu dönemde işletmelerin en kritik ihtiyacı, farklı sistemleri birbiriyle uyumlu şekilde çalıştırabilmek olacak. Finansal veriye hızlı erişmek, ödeme ve tahsilat süreçlerini anlık takip edebilmek, doğru raporlama yapabilmek ve kararları sezgiyle değil veriyle desteklemek çok daha önemli hale gelecek. Açık bankacılık uygulamaları, yapay zeka destekli analizler ve entegre platformlar da bu dönüşümün temel başlıkları arasında yer alacak.

Octet olarak altyapımızı bu değişime uygun şekilde geliştiriyoruz. Amacımız, işletmelere yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir platform sunmak değil; onları geleceğin finansal ekosistemine de hazırlamak. Çünkü teknolojinin asıl değerinin, karmaşık süreçleri daha anlaşılır ve yönetilebilir hale getirdiğinde ortaya çıktığına inanıyoruz.

 

Açık bankacılık kavramı finansal hizmetleri hızla demokratikleştiriyor. Yenilikçi regülasyonlar ışığında, Octet’in bankalar ve diğer finansal kuruluşlarla kurduğu entegrasyonlar KOBİ’lere uçtan uca nasıl bir değer önerisi sunuyor?

Açık bankacılık, finansal hizmetlerde önemli bir dönüşüm başlığı. İşletmeler açısından baktığımızda bu dönüşümün en büyük katkısı, finansal verinin daha erişilebilir, süreçlerin daha entegre ve kararların daha hızlı hale gelmesi. Özellikle KOBİ’ler için farklı sistemler arasında zaman kaybetmeden ilerleyebilmek önemli bir verimlilik sağlıyor.

Octet’in bankalar ve finansal kuruluşlarla kurduğu entegrasyonlar da bu ihtiyaca cevap veriyor. İşletmeler ödeme, tahsilat ve finansman süreçlerini daha bütüncül bir yapı içinde takip edebiliyor. Bu da hem kullanıcı deneyimini kolaylaştırıyor hem de operasyonel verimliliği artırıyor.

Burada değer önerimiz oldukça net: KOBİ’lerin finansal süreçlerini daha erişilebilir, daha hızlı ve daha şeffaf hale getirmek. Açık bankacılığın sağladığı imkanların, önümüzdeki dönemde özellikle orta ölçekli işletmelerin dijitalleşme yolculuğunda çok daha belirleyici olacağını düşünüyoruz. Biz de bu dönüşümde işletmelerin yanında konumlanıyoruz.

 

Son olarak, 27 Haziran Dünya KOBİ Günü vesilesiyle Türkiye’deki işletme sahiplerine vermek istediğiniz stratejik mesaj nedir? Finansal sağlıklarını korumaları ve sürdürülebilir büyüme yakalamaları adına girişimcilere hangi adımları atmalarını tavsiye edersiniz?

Dünya KOBİ Günü vesilesiyle işletme sahiplerine vermek istediğim en temel mesaj şu olur: Bugünün koşullarında sürdürülebilir büyüme, güçlü bir finansal yapı kurmaktan geçiyor. Çok iyi bir ürününüz, güçlü bir müşteri ağınız ya da yüksek satış potansiyeliniz olabilir; ancak nakit akışınızı doğru yönetemiyorsanız büyüme yolculuğu kırılgan hale gelebiliyor.

Bu nedenle işletmelerin finansal süreçlerini mümkün olduğunca görünür, ölçülebilir ve dijital hale getirmesi büyük önem taşıyor. Tahsilat takibi, ödeme planlaması, tedarikçi ilişkileri ve finansmana erişim gibi başlıkların hepsi artık birbirine bağlı ilerliyor. Bu alanları bütüncül şekilde yönetebilen işletmeler, değişen koşullara çok daha hızlı uyum sağlayabiliyor.

Türkiye’de KOBİ’lerin girişimcilik refleksi çok güçlü. Bu gücün doğru teknoloji, doğru finansal altyapı ve doğru iş birlikleriyle desteklenmesi halinde çok daha büyük bir potansiyel ortaya çıkacağına inanıyorum. Biz de bu yolculukta işletmelerin yanında olmaya ve onların büyümesini kolaylaştıran çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.