Yapı Kredi, TÜBİTAK BİLGEM liderliğinde geliştirilen yerli Donanımsal Güvenlik Modülü DIRAK HSM’yi kullanan ilk banka oldu. 

Yapı Kredi ile TÜBİTAK BİLGEM, bankacılık ve ödeme altyapılarında yerli teknolojilerin kullanımını artırmaya yönelik yürüttükleri çalışmalar kapsamında DIRAK Yerli HSM projesini hayata geçirdi.

TÜBİTAK BİLGEM tarafından 10 yılı aşkın süredir geliştirilen Güvenli Donanım Modülü teknolojisi, Yapı Kredi ile gerçekleştirilen iş birliği sonucunda finans sektöründe gerçek bir kullanım senaryosuna taşındı. Yapı Kredi, DIRAK HSM’yi kullanan ilk banka olurken kartlı ödeme sistemleri alanında kart basım senaryosunu devreye aldı.

HSM, yani Donanımsal Güvenlik Modülü; finansal işlemlerden kimlik doğrulamaya, kritik verilerin şifrelenmesinde kullanılan anahtarların korunmasından verilerin uçtan uca güvenliğinin sağlanmasına kadar farklı alanlarda kullanılan fiziksel güvenlik donanımlarını ifade ediyor.

DIRAK Yerli HSM Projesi ise ödeme sistemleri HSM, genel amaçlı HSM ve blokzincir HSM olmak üzere üç ana başlık altında geliştiriliyor. Yapı Kredi, projenin bu üç alanında da TÜBİTAK BİLGEM ile iş birliği yürütüyor.

“Hem ülkemiz hem de sektörümüz için değer yaratan bir proje”

Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökhan Özdinç, projeye ilişkin şunları söyledi:

“Yapı Kredi olarak geleceğin bankacılığını bugünden inşa etme vizyonumuzla ülkemiz için çalışmaya ve yeni teknolojiler sunmaya devam ediyoruz. TÜBİTAK BİLGEM liderliğinde, uzun bir süredir üzerinde çalıştığımız DIRAK Yerli HSM projemiz ile finans sektöründe yüksek maliyet ve dışa bağımlılık yaratan kritik bir teknolojiyi yerli ve milli olarak geliştirmenin gururunu yaşıyoruz. Ülkemizin teknolojik bağımsızlığı için son derece kıymetli olan bu atılımı kartlı ödeme sistemleri alanında ilk kez devreye alarak kart basım senaryosunu hayata geçirmekten ve sektörümüz için değer yaratmaktan son derece mutluyuz. Bankacılık ve finans başta olmak üzere, dijital güvenin merkezinde bulunan ve kritik altyapılar için vazgeçilmez olan bu teknolojinin yerli olarak geliştirilmesi, risk yönetiminden maliyet optimizasyonuna, iş sürekliliğinden stratejik bağımsızlığa kadar her boyutta hem ülkemize hem de sektörümüze büyük değer katacak bir adım. Bugün itibarıyla 60 bini aşkın elektronik teminat mektubu işlemi DIRAK HSM üzerinden gerçekleştirildi. Önümüzdeki dönemde, farklı ödeme sistemleri senaryolarında da kapsamımızı genişleterek hem güvenlik hem de verimlilik odağında ülkemiz ve sektörümüz için katma değer üretmeyi hedefliyoruz.”

DIRAK Payment HSM Ödeme Sistemlerinin Kritik Süreçlerinde Kullanılıyor

DIRAK Payment HSM, kartın üretiminden ödeme işlemlerine uzanan yaşam döngüsündeki güvenlik süreçlerine odaklanıyor. Kart kişiselleştirme, PIN güvenliği, işlem doğrulama ve kriptografik anahtar yönetimi çözümün kullanım alanları arasında bulunuyor.

TÜBİTAK BİLGEM Merkez Başkanı Doç. Dr. Ali Görçin, Yapı Kredi ile yürütülen çalışmayı şöyle değerlendirdi:

“TÜBİTAK BİLGEM olarak 10 yılı aşkın süredir geliştirdiğimiz Güvenli Donanım Modülü teknolojimizi, Yapı Kredi ile yürüttüğümüz yakın iş birliği sonucunda finans sektöründe gerçek bir kullanım senaryosuyla hayata geçirerek DIRAK Payment HSM’yi ortaya çıkardık. Ödeme sistemleri, yüksek güvenlik gerektiren ve kriptografik süreçlerin merkezi bir rol oynadığı kritik altyapıların başında geliyor. Yerli imkânlarla geliştirdiğimiz DIRAK Payment HSM ile kartın üretiminden ödeme işlemlerine kadar uzanan yaşam döngüsünde kart kişiselleştirme, PIN güvenliği, işlem doğrulama ve anahtar yönetimi gibi kritik süreçler için güvenli bir altyapı sunuyoruz. Yapı Kredi’nin böylesine kritik bir alanda yerli bir teknolojinin kullanımına öncülük etmesini son derece değerli buluyoruz. Bu iş birliği, kamu araştırma kapasitesi ile özel sektörün tecrübesinin bir araya gelerek stratejik teknolojilerin gerçek kullanım ortamlarına taşınabileceğini gösteren önemli bir örnektir. Bu adım aynı zamanda Türkiye’nin Orta Vadeli Programı’nda yer alan ödeme sistemlerinde yerli altyapıların kullanımının artırılması ve millî kart şemamız TROY’un yaygınlaştırılması hedefleriyle de örtüşmektedir. Türkiye’nin kritik teknolojileri yalnızca kullanan değil, aynı zamanda tasarlayan, geliştiren ve hayata geçiren bir ülke olabileceğini bir kez daha gösteriyoruz.”

Türkiye’de ödeme altyapılarının yerlileştirilmesi tartışmasının önemli başlıklarından biri de TROY olmaya devam ediyor. Fintechtime’da daha önce yayımlanan analizde TROY’un, küresel kart şemalarına karşı Türkiye merkezli bir alternatif olarak ödeme ekosistemindeki konumu ve veri hâkimiyeti açısından taşıdığı rol ele alınmıştı.