Sanction Scanner Kurucu & CEO Fatih Coşkun’un Fintechtime Temmuz sayısı “Money20/20 Europe’un Ardından” dosya konusu için verdiği görüş yayında.
“Fatih Coşkun, Money20/20 Europe 2026’nın yapay zekânın fintek tarafında artık deneme alanından çıkarak gerçek kullanım senaryolarına geçtiğini gösteren güçlü bir buluşma olduğunu vurguluyor. Coşkun’a göre agentic AI, ödeme yığınının yeniden yapılandırılması, hızlı regülasyon gündemi ve finansal hizmetlerin yeniden paketlenmesi etkinliğin ana eksenlerini oluşturdu. Risk ve uyum perspektifinden bakıldığında ise yapay zekâ büyük bir fırsat sunarken, güven, yetki devri, denetlenebilirlik ve uyum mimarisi fintekler için artık ürünün sonradan eklenen bir bölümü olmaktan çıkıp tasarımın merkezine yerleşiyor.”
Money20/20 Europe 2026, açıkçası bizim için yapay zekânın fintek tarafında “deney” aşamasından “uygulama” aşamasına geçtiğini en net hissettiğimiz buluşma oldu. Amsterdam’daki üç gün boyunca dört başlık etrafında döndük; yapay zekâ ve agentic çağ, ödeme yığınının yeniden yapılandırılması, hızlı şeritte regülasyon ve finansal hizmetlerin yeniden paketlenmesi.
Geçen yıllarda yapay zekâyı hep “nasıl entegre edeceğiz” diye konuşuyorduk; bu yıl mesele tamamen değişmişti, sistemler kararı insandan ne kadar devralacak, nerede insanı devreye sokacak? Mart ayında Mastercard, Santander ve PayOS’un canlı altyapıda gerçekleştirdiği ilk uçtan uca agentic ödeme de bu sorunun artık teorik olmadığını gösteriyordu zaten; sahnelerin önemli bir kısmı bu somutlaşmanın etrafında şekillendi.
Risk ve uyum tarafından bakınca tablo bizim için çok netti: agentic AI büyük bir fırsat, ama mevcut uyum mimarisini baştan düşünmeyi de zorunlu kılıyor. Bir yapay zekâ ajanı kullanıcı adına ödeme başlatıyor, varlık taşıyorsa klasik “Know Your Customer” çerçevesi tek başına yetmiyor; “Know Your Agent”, yetki devri, denetlenebilirlik gibi başlıklar bir anda merkeze oturuyor. Etkinlik boyunca konuştuğumuz hemen herkesin altını çizdiği bir şey vardı: güven artık üzerine sonradan eklenen bir uyum katmanı değil, sistemin tasarımına işlenmesi gereken bir prensip. Ağustos 2026’da yürürlüğe girecek EU AI Act yükümlülükleri, AMLA’nın yapılanması, MiCA ve sınır ötesi ödemelerdeki gerçek zamanlı izleme baskısı bir araya geldiğinde, kurumlar için yapay zekâ destekli ve denetlenebilir bir uyum altyapısı artık bir tercih değil, gerçekten temel bir gereklilik.
Sanction Scanner olarak çıkardığımız sonuç da tam bu çizgide şekillendi. 70’ten fazla ülkede 800’ün üzerinde kuruma hizmet veriyoruz ve sahadan gelen sancı her yerde aynı: yüksek false pozitif oranları, parçalı tedarikçi yapısı, klasik kural tabanlı sistemlerin gerçek zamanlı izleme ihtiyacını tek başına karşılayamaması. Biz de Fusion AI’i tam bu yüzden yapay zekâ analistin yerini alsın diye değil, rolünü güçlendirsin diye tasarladık. Vakaları saniyeler içinde anlamlandıran akıllı özetler, doğal dille kural tasarlama, arka planda çalışan yapay zekâ ajanları… ama son sözü her zaman insana bırakan, denetlenebilir bir mimari üzerine kurulu.
Etkinlikte hem mevcut müşterilerimizden hem de Avrupa, Körfez ve LATAM bölgelerinden gelen kurumlardan bu yaklaşıma çok somut bir karşılık aldığımızı söyleyebilirim.
