ING Türkiye, 2026 yılının ilk dokuz ayında konsolide aktif büyüklüğünü 341 milyar TL’ye çıkardı.
Bankanın toplam özkaynakları 26,2 milyar TL, vergi öncesi kârı 2,1 milyar TL olarak gerçekleşti. ING Türkiye, finansal kiralama alacakları dahil olmak üzere ekonomiye 222,4 milyar TL kredi desteği sağlarken mevduat büyüklüğünü 223 milyar TL’ye ulaştırdı. Banka, masrafsız bankacılık yaklaşımını yatırım işlemlerine taşırken ING Yatırım üzerinden yurt dışı piyasalara erişim hizmetini de genişletti.
ING Türkiye, 2026 yılı üçüncü çeyrek konsolide finansal sonuçlarını açıkladı.
Yılın ilk dokuz ayında bankanın konsolide aktif toplamı 341 milyar TL’ye ulaştı. Vergi öncesi kâr 2,1 milyar TL, toplam özkaynaklar ise 26,2 milyar TL olarak gerçekleşti.
ING Türkiye, Eylül sonu itibarıyla 194 milyar TL’si nakdi olmak üzere, finansal kiralama alacakları dahil toplam 222,4 milyar TL kredi desteği sağladı. Mevduat büyüklüğü ise 223 milyar TL’ye çıktı.
Aktif Büyüklüğü Yıl Sonuna Göre Yüzde 22 Arttı
ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 2025 yıl sonuna göre yüzde 22 artış kaydetti. Mevduattaki büyüme yüzde 23 olurken, finansal kiralama alacakları dahil nakdi kredilerdeki artış yüzde 31 olarak gerçekleşti.
Fintechtime’da Ağustos ayında yayımladığımız ilk yarı sonuçlarında ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 298,1 milyar TL, özkaynakları ise 25,8 milyar TL seviyesindeydi. Üçüncü çeyrek sonunda aktif büyüklüğün 341 milyar TL’ye ulaşması, yılın ikinci yarısında bilanço büyümesinin sürdüğünü gösteriyor.
ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 298,1 milyar TL’ye ulaştı
ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz finansal sonuçlara ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Küresel ekonomide jeopolitik risklerin, artan belirsizliklerin ve finansal piyasalardaki dalgalanmaların devam ettiği bir dönemde, müşterilerimizi ve ekonomiyi desteklemeye devam ettik. Dijitalleşme, müşteri ilişkilerinde derinleşme ve ING’nin küresel gücünü müşterilerimiz için değere dönüştürme odağında büyümemizi sürdürdük. Bu kapsamda yıl sonuna göre mevduatta yüzde 23, aktif büyüklüğümüzde ise yüzde 22 oranında artış kaydettik. Ayrıca, finansal kiralama alacakları dahil nakdi kredi büyümemiz yüzde 31 oranında gerçekleşti.”
Masrafsız Bankacılık Yatırım İşlemlerine Taşındı
ING Türkiye, bireysel bankacılıkta uyguladığı masrafsızlık yaklaşımını yatırım ürünlerine de genişletti.
Banka, Merkezi Kayıt Kuruluşu ücretlerini müşterileri adına karşılamaya başladı. Böylece bireysel ING müşterileri yatırım fonları, hisse senetleri, devlet tahvilleri ve hazine bonolarında MKK hesap açılış, alım-satım, bakım ve saklama ücretleri ödemeden işlem gerçekleştirebiliyor.
ING’nin masrafsız bankacılık modeli günlük para transferlerini de kapsıyor. Bireysel müşteriler ING Mobil üzerinden EFT, havale ve FAST işlemlerini ücretsiz gerçekleştirebiliyor ve aidatsız kredi kartı seçeneklerinden yararlanabiliyor.
Banka ayrıca dijital kanallar üzerinden gerçekleştirilen SWIFT işlemlerinde banka ve muhabir banka masraflarını kaldırdığını, bu hizmeti Türkiye’de tüm bireysel müşterilerine sunan ilk ve tek banka olduğunu belirtiyor. Şahıs işletmeleri de SWIFT işlemlerindeki masrafsızlık uygulamasından yararlanabiliyor.
ING Yatırım ile Global Piyasalara Erişim
ING Türkiye, ING Mobil’i yatırım araçlarının tek noktadan takip edilebildiği, analiz edilebildiği ve karşılaştırılabildiği kapsamlı bir yatırım platformu olarak geliştirmeyi sürdürüyor.
Banka, iştiraki ING Yatırım üzerinden yurt dışı piyasalara erişim hizmetini de kullanıma sundu. Yatırımcılar bu hizmetle Amerika, Avrupa ve Asya piyasalarında işlem gören hisse senetlerine, ETF’lere ve vadeli işlem kontratlarına erişebiliyor.
Bu gelişmeyi Fintechtime’da ekim ayında ayrıntılı olarak ele almıştık. ING Yatırım’ın yeni hizmeti, yerel ve global yatırım araçlarını aynı yatırım yolculuğunda buluşturuyor.
ING Yatırım Global Piyasalara Erişimi Açtı
Alper Gökgöz, yatırım alanındaki yaklaşımı şöyle değerlendirdi:
“Birikimi büyüyen müşterilerimize dijital, bağımsız ve global bir yatırım deneyimi sunmayı önceliklendiriyoruz. Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından biri olan ING’nin 18 ülkede 40’tan fazla piyasaya uzanan global ağı ve yatırım alanındaki uzmanlığı sayesinde, yatırımcılarımızın dünyanın farklı bölgelerindeki fırsatlara erişimini kolaylaştırıyoruz.”
Türkiye Odağında 17 Milyar Euro Sürdürülebilir Finansman
ING Türkiye’nin üçüncü çeyrek sonuçlarında sürdürülebilir finansman tarafındaki birikim de öne çıktı.
Alper Gökgöz’ün verdiği bilgiye göre ING Grubu, 2020 yılından bu yana Türkiye odağında doğrudan finansman sağlayarak, finansmanı koordine ederek veya aracılık ederek yaklaşık 17 milyar euro sürdürülebilir finansmanı harekete geçirdi.
Gökgöz, sürdürülebilir finansmana ilişkin şunları söyledi:
“ING olarak global uzmanlığımızı ve uluslararası deneyimimizi Türkiye’ye taşıyarak ülkemizin dönüşümüne katkı sağlıyoruz. ING Grubu olarak 2020 yılından bu yana Türkiye odağında doğrudan finansman sağlayarak, finansmanı koordine ederek veya aracılık ederek yaklaşık 17 milyar Euro sürdürülebilir finansmanı harekete geçirdik. Antalya’da düzenlenecek olan COP31’in enerji dönüşümü, elektrifikasyon, yeşil yatırımlar ve iklim finansmanını küresel gündemin merkezine taşıyacağını düşünüyoruz. Uzun yıllardır COP süreçlerine aktif katılım gösteren ING Grubu olarak, müşterilerimizin sürdürülebilir büyüme yolculuğuna eşlik etmeyi ve Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”
ING Türkiye’nin İlk Dokuz Aylık Finansal Göstergeleri
Aktif büyüklüğü: 341 milyar TL
Vergi öncesi kâr: 2,1 milyar TL
Toplam özkaynak: 26,2 milyar TL
Toplam kredi desteği: 222,4 milyar TL
Nakdi kredi desteği: 194 milyar TL
Mevduat büyüklüğü: 223 milyar TL
Aktif büyümesi: Yüzde 22
Mevduat büyümesi: Yüzde 23
Nakdi kredi büyümesi: Yüzde 31
Türkiye odağında harekete geçirilen sürdürülebilir finansman: Yaklaşık 17 milyar euro
Bilanço Büyümesine Yatırım Ürünleri Eşlik Ediyor
ING Türkiye’nin üçüncü çeyrek sonuçlarında bilanço büyümesi ile dijital ürün stratejisinin aynı anda ilerlediği görülüyor.
Aktif büyüklüğün 341 milyar TL’ye, mevduatın 223 milyar TL’ye ulaşması finansal büyümenin ana göstergelerini oluştururken, nakdi kredi tarafındaki yüzde 31’lik artış ekonomiye sağlanan finansmanın da genişlediğini gösteriyor.
Bankanın bu dönemde masrafsızlık stratejisini yatırım işlemlerine taşıması ve yurt dışı piyasalara erişimi genişletmesi ise dijital bankacılık rekabetinin yeni alanına işaret ediyor. Günlük bankacılık işlemlerindeki ücretlerin azaltılmasının ardından rekabet, yatırım ürünlerine erişim, global piyasalara açılma ve işlem maliyetlerinin düşürülmesi ekseninde genişliyor.
