Financial Times tarafından yapılan habere göre Türkiye, 2028 yılında dünyanın en büyük 9. ekonomisi olabilir. Financial Times’ın öngörüsü ile ilgili olarak, ülkemizin önde gelen ekonomistleri ve sektör liderlerinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz özel dosya konusu Fintechtime Mayıs sayısında.

Financial Times tarafından yapılan habere göre Türkiye, 2028 yılında dünyanın en büyük 9. ekonomisi olabilir. Financial Times’ın öngörüsü ile ilgili olarak, ülkemizin önde gelen ekonomistleri ve sektör liderlerinin katılımıyla gerçekleşen özel bir dosya konusu hazırladık. 

Financial Times’ın bu haberinde kullandığı verilerin satın alma paritesine göre hesaplanmış GSYH verileri olduğunu belirtmekte fayda var. Ülkemiz IMF ve Dünya Bankası tarafından yayınlanan son verilere göre ülkemiz bu pariteye göre dünyanın en büyük 11. ekonomisi konumunda. Yayınlanan haberde de Türkiye’nin önümüzdeki 4-5 yıllık dönem içerisinde İngiltere ve Fransa’yı geride bırakarak dünyanın en büyük 9. Ekonomisi olması beklentisi göze çarpıyor.

 

 

Türkiye’nin büyüme hedeflerine ulaşması, kararlılık ve yenilikçi bir yaklaşım gerektiren, kapsamlı bir stratejiyle mümkün olacak. 

Türkiye, stratejik konumuyla doğu ve batı arasında bir köprü oluşturarak, her iki tarafla da diyalog kurabilen nadir ülkelerden biri. Finansal Times’ın 2023 yılında yaptığı bir analize göre, Türkiye’nin 2028’de dünyanın en büyük dokuzuncu ekonomisi olabileceği öne sürülüyor. Bu beklenti, IMF ve Dünya Bankası’nın mevcut verilerine dayanarak, Türkiye’nin şimdiden en büyük on birinci ekonomi olduğunu gösteriyor ve ilerleyen 4-5 yıllık dönemde İngiltere ve Fransa gibi ekonomileri geride bırakma potansiyeline işaret ediyor.

Türkiye’nin ekonomik yükselişi, nüfusunun demografik dinamizmi, güçlü sanayi altyapısı, artan turizm gelirleri ve fintek sektöründeki atılımlar gibi çeşitli faktörlere bağlanmakta. Bununla birlikte, enflasyon ve işsizlik gibi mevcut sorunlar, ekonomik istikrar için hukukun üstünlüğü, vergi reformları ve laiklik ilkeleri gibi alanlarda atılması gereken adımların önemini vurgulamakta. Türkiye’nin büyüme potansiyelinin gerçekleşmesi için dijital dönüşüm, yüksek teknolojiye yatırım, ihracatın çeşitlendirilmesi ve yerli üretimin teşviki gibi alanlarda somut politikalar uygulanmalı. Küresel ekonominin iyileşmesi beklenen bir süreçte, eğitim ve altyapı iyileştirmeleriyle birlikte, uluslararası iş birliği ve diplomasi, ekonominin güçlenmesine katkı sağlayacak.

Bu geniş çerçevede, Türkiye’nin küresel ekonomide önemli bir aktör olma yolunda ilerlemesi için hükümetin, özel sektörün ve sivil toplumun birlikte çalışması ve istikrarlı, tutarlı politikalar izlenmesi gerekmekte. Özellikle, uluslararası finansal politikalardaki gelişmeler ve Türkiye’nin ekonomisine etki edebilecek diğer dışsal faktörler, ulusal büyüme stratejisinin şekillendirilmesinde dikkate alınmalı. Türkiye’nin büyüme hedeflerine ulaşması, kararlılık ve yenilikçi bir yaklaşım gerektiren, kapsamlı bir stratejiyle mümkün olacak.

 

Türkiye bölgede lider olma potansiyeli taşıyor

Belirsizliklerle dolu bu dünyada Türkiye hem doğuyla hem de batıyla konuşulabilen bir ülke. Fırsatları gerçek anlamda kullanabilmek tehditleri avantaja çevirmek için sürdürülebilir ve öngörülebilir bir makroekonomi istikrara ihtiyaç var. Yeni ekonomik program bu konuda da önemli bir şans olarak kabul ediliyor. Bu program uygulanabilirse Türkiye bölgede lider olma potansiyeli taşıyor…

Financial Times’ın öngörüsü ile ilgili olarak, Türkiye’nin mevcut ekonomik durumu ve bu hedefe ulaşmak için sahip olduğu potansiyel fırsatlar ile karşılaşabileceği zorlukları ülkemizin önde gelen ekonomistlerine ve sektör liderlerine sorduk.

 

Dosya konumuza katkıları için:

Prof. Dr. Cumhur Coşkun Küçüközmen,

Commencis Kurucu Ortağı, CEO’su Fırat İşbecer,

PayPorter Genel Müdürü İzzet Metcan,

EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Vergi Bölümü Şirket Ortağı Levent Atakan,

Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı ve Baş Ekonomist Ömer Emeç,

Param Grup CRO & Kredim Genel Müdürü Semra Demircioğlu,

Param Genel Müdürü Serkan Aziz Oral‘a teşekkür ediyoruz.