Rasyonet Kurucu Ortağı Orkun Barın ile Fintechtime Temmuz sayısı için gerçekleştirdiğimiz özel röportaj yayında.

“Finansal teknolojilerin henüz konuşulmadığı, yazılımın yalnızca birkaç sektöre hizmet sunduğu bir dönemde yola çıkan Rasyonet, bugün Türkiye’nin en köklü ve etkili fintek şirketlerinden biri. 25 yıldır yalnızca kapsamlı veri sağlamakla kalmayan, aynı zamanda bu verileri anlamlı hale getirerek kurumların stratejik kararlarına yön veren Rasyonet, çeyrek asırlık serüveninde teknolojinin evrimine tanıklık ederken kendi dönüşümünü de başarıyla yönetti.

İlk adımını hisse analiz yazılımlarıyla atan şirket, bugün EquityRT, PortfolioBase, Rasyonet Hemen Rapor gibi farklı ürünlerle küresel borsalara, yatırım fonlarına ve portföy yönetim süreçlerine ilişkin hizmetler sunan güçlü bir organizasyona dönüşmüş durumda. Gerçek zamanlı veri akışından yapay zekâ destekli analiz çözümlerine uzanan bu geniş ürün yelpazesi, Rasyonet’in sektörel ihtiyaçlara kulak veren, kullanıcı odaklı yaklaşımını ortaya koyuyor.

Kurucularının tutkusu ve teknik vizyonuyla başlayan bu yolculuk, artık yalnızca Türkiye’yle sınırlı değil. Global pazarlarda büyüme hedefiyle ilerleyen Rasyonet, anlık veri yatırımlarıyla Güney Afrika’dan Amerika’ya kadar genişleyen bir etki alanı kurmayı hedefliyor.

25 yılın ardından hâlâ ilk günkü heyecanla çalışan bu ekibin motivasyonunu, vizyonunu ve gelecek planlarını Rasyonet Kurucu Ortağı Orkun Barın ile konuştuk.”

 

Rasyonet’in hikâyesi iki genç mühendisin vizyonuyla başladı. 90’lı yılların sonunda, yazılım henüz yeni yeni konuşulurken sizi bu yola çıkaran şey neydi? O ilk motivasyonu hatırladığınızda bugün neler hissediyorsunuz?

Sizin de belirttiğiniz gibi kurulduğumuz yıl olan 2000’den bu yana, Türk finansal teknolojiler sektörünün gelişiminde öncü rol üstlendik. Rasyonet olarak çeyrek asrı geride bırakırken, sadece bir şirketin başarı öyküsünün adı değil, aynı zamanda sermaye piyasalarının dijitalleşme sürecine yapılan kalıcı katkının mimarı olarak anılmayı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Bu yola çıkarken ana motivasyon kaynağımız 1990’ların sonunda yeni yeni konuşulmaya başlanan yazılım sektörünün giderek değer kazanacak ekonomik bir lokomotif olduğunun düşünmemiz oldu diyebilirim. O dönemdeki “veri” tanımı ile bugünkü veri tanımının çok farklı olduğunu tahmin edebilirsiniz. Ancak biz o dönemde bile verinin, geleceğin dili olacağını ön görmüştük. Böylece yolculuk başladı ve birçok arkadaşımız da bu yolculuğa katılarak hep birlikte fark yaratma fırsatı bulduk.

25 yıl boyunca Türkiye’nin ekonomik dönüşümü ve sermaye piyasalarının gelişiminin yanı sıra, küresel finans sektöründeki benzersiz değişimlere de tanıklık ettik. Rasyonet’in gelişim süreci, her dönemin ekonomik ve teknolojik dinamikleriyle uyumlu şekilde evrilerek, Türkiye sermaye piyasalarının dijitalleşme yolculuğunun ayrılmaz bir parçası haline geldi. Yalnızca teknoloji üretmedik, kullanıcılarımızın hayatını kolaylaştıran, onların kararlarına değer katan, onları daha güçlü kılan çözümler geliştirdik. Türkiye’de ve dünya genelinde, finans profesyonelleriyle aynı dili konuştuk. Büyüyerek, dönüştürerek ve hep birlikte öğrenerek ilerledik. Her adımda, değişen ihtiyaçlara kulak vererek çözüm üreten, yerli ve global finans dünyasını ortak platformda buluşturan bir vizyonla ilerledik.

 

2000 yılı başlarında Rasyonet kuruldu. Bu süreçte sizi en çok şekillendiren dönüm noktaları neler oldu?

2000’li yılların başında Türkiye ekonomisi hiper enflasyon seviyesinde fiyat artışlarına maruz kalmış ve finansal istikrarın sağlanabilmesi amacıyla IMF’ten kredi desteği alınmıştı. Enflasyonu düşürmek amacıyla makro istikrar programı ilan edilmişti. 2001 yılında yaşanan büyük ekonomik kriz, Türkiye finans sisteminde derin yaralar açtı. Ancak aynı zamanda bir yeniden yapılanma sürecini de beraberinde getirdi. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) etkinliğinin artması, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) üstlendiği rol ile bankacılık sektörünün daha sıkı denetim altına alınması ve şeffaflık ilkesinin önem kazanması gibi gelişmeler, sektörde dijital çözümlere olan ihtiyacı büyük ölçüde arttırdı. Bu dönemin tartışmasız en önemli gelişmelerinden biri olan internetin yaygınlaşması ile 2000’lerin başında yalnızca yüz binlerle ifade edilen Türkiye’deki internet kullanıcı sayısı 2005’e gelindiğinde 10 milyon barajını aştı. Bu dijital devrim, Rasyonet’in ‘verinin geleceğin dili’ olduğu öngörüsünü doğrular nitelikteydi.

 

Türkiye’de sermaye piyasalarının teknolojik dönüşümüne doğrudan tanıklık ettiniz. 25 yıl önceki ‘veri’ tanımıyla bugünkü arasında nasıl bir fark görüyorsunuz? Rasyonet bu değişimi nasıl yönetti?

O yıllardaki veri ile bugün sıkça konuştuğumuz Büyük Veri kavramı arasında dağlar kadar fark var. Rasyonet olarak ilk adımımızı, veriye erişimi kolaylaştırmak inancıyla attık. Türkiye’nin ilk yerli hisse analiz yazılımlarından biri olan Traders’ Focus uygulamasını geliştirerek, öncelikle piyasa profesyonellerine güvenilir, erişilebilir ve görsel destekli analiz araçları sunduk. Yatırım kararlarının net ve kesin bilgi ve verilere dayandırılamadığı bir dönemde, kullanıcı dostu grafikler ve karşılaştırmalı tablolarla sektöre yeni bir bakış açısı kazandırdık.

Finansal verinin, ilgili olduğu varlıkların ötesinde bizatihi kendisinin çok kıymetli bir varlık olduğu anlayışını Türkiye’ye kazandıran öncülerden biri olduk. Rasyonet’in bu ilk beş yılı, zorluklara rağmen değil, zorluklar sayesinde güçlenerek büyüdüğü bir dönem oldu.

 

2005’te İTÜ Teknokent’e geçişinizle Ar-Ge odağı büyüdü, 2008 krizinde bile yatırımlar durmadı. Bugünden bakınca, sizi bugünkü konumunuza taşıyan stratejik kararlar hangileriydi?

Yeni ürünler ve ihtiyaçların ortaya çıkmasıyla projelerimizin sayısı da arttı. 2005 yılında İTÜ Arı Teknokent’e kabul edilmemiz önemli bir dönüm noktasıydı. Yurt içi piyasalara çözüm sağlamanın yanı sıra yazılım ihracatına yönelik çalışmalarımız ve global platformlar geliştirme kararlığımızı pekiştirmiş olduk.

Belirttiğiniz gibi, 2008 sonunda küresel ekonomi durma noktasına geldi; 2009 yılında dünya borsaları birkaç ay içinde toplam değerlerinin dörtte birini kaybetti. Bu sarsıntılı ortam, finans sektöründe akılcı ve yenilikçi sistemlerin doğmasına zemin hazırladı. Türkiye’de aynı dönemde Borsa İstanbul’un -o zamanki adıyla İMKB- modernizasyonu hızlanıyor, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası’nın kuruluşuyla türev piyasalar gelişiyor, elektronik alım-satım sistemleri yaygınlaşıyordu.

İTÜ ARI Teknokent’e taşınarak, Ar-Ge odaklı büyüme stratejimizi hayata geçirdik. Vizyonumuzu bir adım öteye taşıyarak StockGround Finansal Analiz Uygulaması’nı 2008 yılında, tam da krizin tepe noktasında piyasaya sunduk. StockGround, halka açık Türk şirketlerinin yanı sıra gelişmekte olan diğer ülke borsalarındaki şirketlerin performanslarını da derinlemesine analiz ederek sektörel bazda karşılaştırmalar yapmaya olanak sağlarken, aynı zamanda piyasaların ihtiyaç duyduğu hızlı analiz araçlarını uygun bir fiyatla sunarak önemli bir katma değer yarattı. 2010 yılında devreye aldığımız PRP Fon Analiz Uygulaması ise Türkiye’de fon analizi konusunda dönüm noktası oldu. PRP sayesinde fon performansları, risk-getiri profilleri ve karşılaştırmalı raporlar sistematik bir biçimde sunulmaya başlandı. Böylece yatırım fonlarının şeffaflık ilkesiyle değerlendirilmesine ciddi şekilde katkıda bulunduk ve elbette bulunmaya devam ediyoruz.

 

Rasyonet bugün yalnızca bir veri sağlayıcısı değil; stratejik karar destek araçları geliştiren bir teknoloji partneri. EquityRT, PortfolioBase gibi çözümleriniz kullanıcıların hayatında nasıl bir fark yaratıyor?

EquityRT Finansal Analiz Platformumuz tamamen bulut tabanlı olarak tasarlandı. Yerli ve küresel hisse senedi piyasalarıyla ilgili tüm veriler, anlık haberler ve +200 ülkeye ait makroekonomik göstergeleri aynı çatı altında topluyoruz. Banka ve aracı kurumlarında çalışan analistler, portföy ve fon yöneticileri, aile ofisleri, akademisyenler, üniversitelerin finans laboratuvarları, halka açık şirketlerin yatırımcı ilişkileri departmanlarına kadar geniş bir kullanıcı kitlesine katma değer sağlıyoruz. Günümüzde bilgiye ve veriye dayanan sağlıklı kararlar, doğru zamanda doğru mesajlar, detaylı sektör-rakip analizi ve sağlıklı yatırımcı hedefleme güçlü yatırımcı ilişkileri geliştirmek için hayati bir önem taşıyor. Kullanıcılarımız EquityRT ile Excel Add-In hazır rapor şablonlarından faydalanabilir, kendi raporlarına doğru ve detaylı veriyi kolayca ekleyerek operasyonel verimlilik sağlayabilir. Ayrıca kurumların yatırım davranışlarını analiz ederek, piyasa bazlı ülke bazlı, yatırımcı bazlı portföy detaylarına ve dağılımlarına erişip yatırımcı kolayca ulaşabilirler. Yine kullanıcılarımız; hisseler ve sektörlere dair detaylı analiz ve görüşleri yorumlayabilir, detaylı rakip analizi finansallar ve haberler ile de rakiplerini yakından takip edebilir.

EquityRT Finansal Analiz Platformuna entegre ettiğimiz Model Portföy, Strateji Oluşturma ve Backtesting modülleriyle yatırımcıya sadece analiz değil, öngörü yeteneği de kazandırdık. Bu araçlar, kullanıcıların kendi yatırım stratejilerini oluşturmalarına, test etmelerine ve alternatif senaryolar üretmelerine olanak tanıdı. Platform içerisinde sunulan yapay zekâ destekli Chatbot ERA kullanıcıların fonksiyonalite ve data kapsamı ile ilgili sorularını yanıtlamaya başladık.

Yatırım ve emeklilik fonları için uçtan uca portföy yönetimi sağlayan PortfolioBase Entegre Portföy Yönetim Sistemi’ni ise hız, kullanım kolaylığı ve mevzuat uyumunu merkezine alacak şekilde tasarladık. Emir yönetimi, performans raporlaması, regülasyon uyumluluğu, iç kontrol ve risk analizi gibi tüm süreçleri kapsayan bu sistem, kurumların operasyonel verimliliğini artırırken stratejik kararlar almalarını kolaylaştırıyor. Son yıllarda fon sayısı ve büyüklüklerinin hızla artmasına paralel, portföy yönetim sektörümüze bu iki platform ile çok büyük bir katma değer yarattığımızı düşünüyor ve bununla gurur duyuyoruz.

 

Ürün geliştirme sürecinizde kullanıcı geri bildirimlerinin yeri nedir? Bir çözümün olgunlaştığını ne zaman anlarsınız?

Ürün geliştirme ve devamında ürünün gelişen ihtiyaçlara hızlı uyum sağlayacak şekilde güncellenmesi sürecine çok özen gösteriyoruz. Kullanıcılarımızla sürekli yakın iletişim halindeyiz, destek ve eğitim çalışmalarında kullanıcı deneyimi ile ilgili aldığımız tüm ipuçları ve geribildirimleri hızla değerlendiriyor ve uygulamalarımıza yansıtıyoruz. Sektördeki gelişmeleri değerlendirerek kullanıcımızdan talep gelmeden önce ürün yol haritalarını da oluşturmaya çalışıyoruz.

Değişik kullanıcı profilleri ve elbette değişik ülkelerdeki iş yapış şekilleri de ürünlerimize yön vermemizde etkili. Bu bağlamda sermaye piyasaları hızla değişen ve gelişen bir sektör olduğu için biz de yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.

 

HemenRapor gibi kullanıcı dostu ve zaman kazandıran uygulamalar geliştirdiniz. Rapor uygulamanızın geliştirilme sürecinde hangi ihtiyaçlar ön plandaydı?

Evet, ifade ettiğiniz üzere, HemenRapor uygulamamız; finansal raporlar, şirket raporları ve fon bültenlerinin hazırlanma süreçlerini otomatikleştirerek ciddi ölçüde zaman tasarrufu sağlamak amacıyla geliştirildi. Veri entegrasyonu, görselleştirme ve formatlama gibi işlemleri kullanıcı müdahalesine gerek kalmaksızın yürüten bu yenilikçi uygulama, raporlama süreçlerinde yüksek kalite standardının sürdürülebilirliğini temin ediyor.

Geliştirme sürecinde öncelikli hedefimiz; başta araştırma ve raporlama ekipleri olmak üzere, kullanıcılarımızın operasyonel verimliliklerini artırmak oldu. Zira oluşturulan periyodik raporlar, çoğunlukla birden fazla iş biriminden sağlanan içeriklerin bütünleşik biçimde yönetilmesini gerektiriyor. Bu doğrultuda; içeriklerin merkezi bir yapıda kontrol edilebilmesi, kullanılan verilerin doğruluğunun garanti altına alınması ve kullanıcı müdahaleleri sonucunda belge formatının bozulmaması gibi ihtiyaçlar öncelikli olarak ele alındı.

Temel kullanıcı beklentilerine doğrudan yanıt veren bu yapı sayesinde HemenRapor, kullanıcılarına önemli ölçüde zaman kazandırıyor. Kullanıcılarımızın bu kazanımı, yeni raporlama modelleri geliştirmek üzere değerlendirmeleri ve uygulamayı aktif olarak geri bildirimlerle beslemeleri sayesinde, HemenRapor sürekli gelişen, dinamik bir yapıya kavuşmuştu.

 

Anlık veri altyapınızın ilk fazını Güney Afrika Borsası ile başlatıyorsunuz. Bu adım Rasyonet’in global vizyonunda nasıl bir yer tutuyor? Hedefinizde başka hangi bölgeler var?

Yurtiçinde yeni çözümlerle her geçen gün daha fazla katma değer yaratırken, uluslararası ölçekte büyüme de en büyük hedefimiz. EquityRT Finansal Analiz Platformumuz halen 8 ülkede yüzlerce kullanıcı tarafından kullanılıyor. Günsonu verilerinden sonra gecikmeli borsa verilerini sağlamaya başlamamızın üzerinden 5 yıl geçti. Bu süreçte özellikle Güney Afrika pazarından gelen taleplerle EquityRT platformumuzu anlık borsa verisi sağlayacak şekilde güncelledik. Bu ay lansmanımızı gerçekleştirdik ve kullanımı başlattık. Anlık veri altyapımız PortfolioBase Entegre Portföy Yönetimi Platformumuzdaki Emir Yönetimi modülüne de hizmet ediyor. Portföy yönetim şirketleri anlık emirler iletebiliyor duruma geldi.

Genişleyen distribütör ağımız, Rasyonet’in yalnızca Türkiye’nin değil, küresel finans dünyasının da bir paydaşı haline geldiğinin net ifadesi oluyor. Yerel destek ve küresel vizyonla kurduğumuz bu yapı, sürdürülebilir hizmet anlayışımızın güçlü bir göstergesi.

 

Tüm dünyada, neredeyse her sektörde dijitalleşmenin hızına yetişilemiyor. Önümüzdeki dönemde bu alanda bizi neler bekliyor?

Tüm dünyada pandemi sonrası dengelerin yeniden kurulduğu, dijitalleşmenin kaçınılmaz hâle geldiği günlerdeyiz. Uzaktan erişim, mobilite, güvenlik ve hız tüm kurumlar için tercih değil zorunluluk haline geldi. Son yıllarda yüksek enflasyon, tedarik zinciri aksaklıkları ve merkez bankalarının sıkılaşma döngüleri ile küresel piyasalar dalgalı bir seyir izlerken; dijital çözümlere yatırım, regülasyon teknolojileri ve veri odaklı karar alma süreçleri stratejik olarak önceliklendiriliyor.

Bu dönemde ülkemizde yatırımcı sayısındaki artış ile birlikte bireysel yatırımcının finansal piyasalardaki etkinliği arttı. Sermaye piyasası kurumları hem altyapı yatırımlarıyla hem de kullanıcı deneyimini geliştiren dijital platformlarla yatırımcıları desteklemeye odaklandı.

FinTech dünyasında ise yapay zekâ, doğal dil işleme, açık bankacılık altyapıları ve kişiselleştirilmiş finansal analiz çözümleri ön plana çıktı. Önümüzdeki dönemde ise yapay zekânın gelişimi paralelinde çeşitlendirilmiş ürün ve çözümlerin hayatımıza dahil olacağını söyleyebilirim.

 

Rasyonet 25 yılı geride bıraktı. 30. yıl röportajında nasıl bir Rasyonet konuşuyor olmayı hayal ediyorsunuz? Sizi bugünden geleceğe taşıyan o uzun vadeli hedef nedir?

Sermaye piyasalarının tüm paydaşlarıyla birlikte çeyrek asırlık bir yolculuğun devamında “Güçlü Geçmiş Yenilikçi Gelecek” mottomuzla ilk günkü heyecanla yeni dönem için hazırız. Yola çıktığımızda nasıl verinin tüm geleceği şekillendireceği iddiasıyla hareket ettiysek bugün de veriyi en doğru işleyen yapay zekâ uygulamalarını işine dahil edebilen işletmelerin gelecekte var olacağını öngörüyoruz. Biz, Rasyonet olarak tüm hazırlığımızı bunun üzerine kuruyoruz. Yerli ve yabancı piyasalarda anlık veri ile genişletilmiş yeni platformlarla fark yaratmaya devam edeceğiz. Sizinle gelenek haline gelen 5 yıllık röportajlarımızın 30. yıl içeriği için de şimdiden heyecan duymaya başladık diyebilirim. İlginiz için teşekkür ediyoruz.