Token Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para A.Ş. Genel Müdürü Hande Sarıdal ile Fintechtime Mart 2026 sayısı “Fintek Dünyasının Mimarları” dosya konusu için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.

“Hande Sarıdal, bankacılık ve perakende sektörlerindeki hazine tecrübesini bugün Türkiye’nin iddialı ödeme sistemleri markası Ödero’nun vizyonuyla harmanlayan, “insan odaklı” sürdürülebilir büyümenin mimarlarından biri. Kadın liderliğinin şirket gelirlerine ve finansman başarısına olan %13’lük somut katkısını IMF ve MSCI verileriyle referanslayan Sarıdal, çeşitliliği stratejik kör noktaları yok eden bir “akıllı yönetim” hamlesi olarak tanımlıyor. Tecrübeli yönetici; 2026 perspektifinde kadınların kapsayıcı ve vizyoner yaklaşımlarıyla fintek ekosistemini hem daha dayanıklı hem de daha kârlı bir geleceğe taşıyacağına inanıyor.”

 

Fintek dünyasına adım attığınız o ilk günden bugüne, sizi ilgili dinamik yapının içinde tutan ve her gün yeni bir motivasyonla işe başlamanızı sağlayan temel tutku nedir? Söz konusu kariyer öyküsünün, bugün geldiğiniz noktadaki yönetim anlayışınızı nasıl şekillendirdiğini merak ediyoruz.

Fintek dünyasında beni motive eden en temel konulardan biri teknolojinin finansal erişimi dönüştürme gücü oldu. Dijital ödeme sistemleri yalnızca işlemleri kolaylaştıran araçlar değil; bireylerin, KOBİ’lerin ve işletmelerin ekonomik sisteme katılım biçimini kökten dönüştürüyor. Kariyerim boyunca bankacılık ve perakende gibi sektörlerde hazine ve finans gibi farklı disiplinlerde edindiğim deneyimler, bugün benimsediğim liderlik anlayışını da şekillendirdi. Fintek gibi hızın ve belirsizliğin yüksek olduğu bir alanda liderlik, yalnızca sonuç odaklı olmak değil; doğru ekiple yola çıkmak, şeffaflık ve güvene dayalı bir ortam yaratmak anlamına geliyor. Liderlik yaklaşımının öncelikli olarak insan odaklı olmasının kurumların sürdürülebilir büyümeleri ve gelişimleri için kritik önem taşıdığını düşünüyorum.

 

Kurumunuzdaki resmî yetki ve sorumluluklarınızın ötesinde; ekosistemi dönüştüren bir kadın lider olarak kendinize biçtiğiniz “görünmez” misyonu nasıl tanımlarsınız? Masada oturan bir yönetici olmanın ötesinde, sektöre nasıl bir imza bırakmayı hedefliyorsunuz?

Finans dünyasında henüz yeterli çoğunlukta kadın rol modeller olmadığını görüyoruz. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2024 tarihinde yayımladığı “Küresel Fintek’in Geleceği” raporuna göre; dünyada geleneksel finans sektöründe üst düzey kadın yönetici oranı %18, fintek şirketlerinde ise kadın yöneticilerin oranı ortalama %33. Fintek sektörü, geleneksel finans sektöründen daha iyi bir tablo çizse de yine de yetersiz.  Ayrıca, yapılan araştırmalarda kadın liderlerin, hâlâ “finansal karar verme yeteneğinin erkeklere özgü olduğu” gibi klasik cinsiyet stereotipleriyle karşılaştıkları görülüyor. Fintek ekosisteminde kadınların yalnızca temsil edilen değil, karar süreçlerini şekillendiren aktörler haline gelmesi için çaba göstermenin ve alan açmanın kıymetli olduğu düşünüyorum. Zira bu yaklaşımın iş sonuçlarına yansımasını çok net görüyoruz. Çeşitliliği benimseyen ekiplerin müşteri ihtiyaçlarını daha doğru analiz edebildiğini, daha yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretebildiğini deneyimliyoruz.  

 

Liderlik yolculuğunuzda “ilgili an benim için bir dönüm noktasıydı” dediğiniz, size liyakat ve direnç konusunda en büyük dersi veren özel bir tecrübe var mı?

Farklı sektörlerde kazandığım tecrübeler bana liyakatin cesaret ve merak duygusuyla görünür kılındığını gösterdi. İş yaşamında karşı karşıya kalınan zorluklar ve seçimler kişiye direnç, esneklik ve stratejik düşünce becerisini kazandırıyor. Bu deneyimler bana liderliğin, yalnızca başarıyı sahiplenmek olmadığını; zor anlarda sorumluluk almayı, belirsizlikte yön gösterebilmeyi ve ekibine güven vermeyi öğretti. Bugün liderliğini üstlendiğim Ödero markası altında ekip yönetiminde benimsediğim yaklaşımın temelinde de bu farkındalık yatıyor.

 

2026 perspektifinden baktığımızda, “Cam Tavan” kavramının artık fiziksel engellerden ziyade algısal bariyerlere evrildiğini görüyoruz. Kariyer basamaklarını tırmanan bir kadın lider olarak, söz konusu görünmez bariyerlerin fintek özelinde nasıl bir değişim geçirdiğini gözlemliyorsunuz?

Bugün kadın liderlerin önündeki bariyerler fiziksel engellerden ziyade, “ideal lider” tanımını yapan geleneksel söylemlerin içindeki görünmez önyargılar olarak karşımıza çıkıyor. Ben kadınların teknik yetkinliklerinin yanında, kriz anlarındaki becerilerini ve işbirliğine dayalı yönetim modellerini bu “algısal bariyerleri” yıkacak anahtar değerler olarak görüyorum. Morgan Stanley Sermaye Endeksleri’nin (MSCI) küresel ölçekte şirketlerin yönetim kurullarında ve liderlik pozisyonlarında kadın temsilini ölçen “Women on Boards and Beyond” 2024 tarihli araştırmasına göre yönetim kurulunda %30 ve üzeri kadın temsiline sahip şirketler, rakiplerine oranla yaklaşık %19 daha fazla kümülatif getiri sağlıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan ve 97 ülkedeki fintek şirketlerinin incelendiği “Women in Fintech: As Leaders and Users” raporu ise, yönetim kurullarındaki kadın oranında her %10’luk artışın, şirketin gelirlerinde ve finansman başarısında yaklaşık %13’lük bir artışla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Bu veriler bize kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer almasının yalnızca temsil meselesi değil; şirketlerin dayanıklılığı ve uzun vadeli başarısı ile de ilişkili olduğunu söylüyor. Özellikle finans ve teknoloji gibi hızlı karar almayı gerektiren sektörlerde farklı bakış açıları stratejik kör noktaları azaltıyor; regüle alanlarda ise çeşitlilik risk yönetimini güçlendiriyor ve kurumsal dayanıklılığı artırıyor. Bugün konuştuğumuz algısal bariyerlerin de kadınların somut katkıları görüldükçe giderek aşılacağını umuyorum.

 

Masada daha fazla kadının yer alması, sadece bir “sayısal veri” olmanın ötesinde, kurumunuzun ürün stratejilerine ve finansal kapsayıcılık vizyonuna nasıl bir boyut katıyor?

Finansal teknolojilerde karar alma mekanizmalarında çeşitlilik arttıkça, müşteri ihtiyaçlarını daha bütüncül ve daha gerçekçi bir perspektiften değerlendirebiliyoruz. Ödero’da kadın çalışan oranımız %38, liderlik eden kadın oranımız %50. Bu oran bizim için sadece bir istatistik değil; geliştirdiğimiz çözümlerin arkasındaki düşünce yapısını da temsil ediyor. Farklı bakış açıları, özellikle ödeme sistemleri gibi güven ve erişilebilirlik temelli alanlarda, kullanıcı deneyimini daha kapsayıcı tasarlamamıza olanak tanıyor. Sonuçta güven inşa eden kurumlar, sadece doğru teknolojiyi değil; doğru perspektifi de masaya koyabilen kurumlardır. Çeşitlilik ve kapsayıcılık yaklaşımımız, kurumumuzun uzun vadeli başarısını ve müşteriyle kurduğu güven ilişkisini güçlendiriyor.

 

Bugünden geriye dönüp baktığınızda; finansal teknolojiler alanında kariyer yapmak isteyen ancak “cam tavanlar”dan çekinen genç kadınlara, klişe tavsiyelerin ötesinde, gerçekçi bir rehberlik için neler söylemek istersiniz?

Genç kadınlara ilk tavsiyem, gerçekten iyi oldukları bir alanda derinleşmeleri olur. Regülasyon, veri analitiği, ürün geliştirme, risk yönetimi… Fintek çok disiplinli bir alan ve uzmanlık geliştirdikleri her başlık onları daha güçlü bir konuma taşır. Ancak bu sektörde başarı yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda merak, öğrenme isteği ve cesaretle mümkün. Fintek dünyası yetkin, cesur ve sorumluluk almaktan çekinmeyen liderlere her zaman ihtiyaç duyacak. Mentorluk ilişkileri kurmak, farklı disiplinlerde deneyim kazanmak ve konfor alanının dışına çıkabilmek, kadınların fintek ekosisteminde güçlü  bir kariyer inşa etmesinin adımları diye düşünüyorum. Kendi alanlarıyla ilgili ulusal veya uluslararası etkinliklere; seminer, zirve, atölye ya da eğitimlere katılarak bilgi paylaşımında bulunmak ve güçlü bir network oluşturmak; kariyer, işbirliği ve proje fırsatlarını artırabilir.

 

2026 ve sonrasına dair ajandanızdaki en heyecan verici projeyi düşündüğünüzde; kadınların söz konusu geleceği inşa ederken üstleneceği en kritik rolü hangi kelimelerle tanımlarsınız?

Önümüzdeki döneme baktığımda beni en çok heyecanlandıran alan; dijital ödeme çözümlerini daha entegre, daha kapsayıcı ve daha ölçeklenebilir bir yapıya taşımak. Ödero olarak iş ortaklarımızın ödeme ve tahsilat süreçlerini uçtan uca daha verimli hale getiren, şirketlerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen ve güvenli çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Dijital cüzdan çözümlerimizin yaygınlaşması ve teknoloji altyapımızın daha esnek bir platforma evrilmesi bu ajandanın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu geleceği inşa ederken kadınların üstleneceği rolleri üç kelimeyle tanımlayabilirim: kapsayıcılık, sürdürülebilirlik ve vizyon. Kapsayıcılık; çünkü farklı bakış açıları karar alma süreçlerimizi zenginleştiriyor ve daha yenilikçi çözümlerin önünü açıyor. Sürdürülebilirlik; çünkü finansal teknolojiler uzun vadeli değer üretme sorumluluğu da taşıyor. Vizyon ise değişimin hızına uyum sağlayabilmek ve sektörü ileri taşıyabilmek için vazgeçilmez. Kadın liderlerin sektöre kattığı bu çok boyutlu bakış açısının, fintek ekosistemini hem daha güçlü hem de daha dengeli bir yapıya taşıyacağına inanıyorum.