Nef Solution Yazılım ve Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Ortakları Derya Sarıkayalar ve Erhan Argüç ile Fintechtime Mayıs sayısı için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.
“Finansal teknolojiler ve regtech alanında Banka ve Diğer Finansal Kurumların, KOBİ’lerin ve Mali Müşavirlerin dijital dönüşümüne rehberlik eden Nef Solution, Rekabet Kurumu onayının ardından Mikrogrup ve TeamSystem çatısı altına girerek küresel bir entegrasyona imza attı. Medyada nadir röportaj veren Nef Solution Kurucu Ortakları Derya Sarıkayalar ve Erhan Argüç ile söz konusu güç birliğinin sektörel yankılarını, 2026 yılı hedeflerini ve yapay zeka destekli finansal analizlerin kurumlara sağladığı avantajları konuştuk. Nakit akışından kredi değerlendirme süreçlerine uzanan geniş yelpazede, işletmelerin finansal sağlık haritasını kurucu ortakların vizyonuyla mercek altına aldık.”
Derya Hanım ve Erhan Bey, öncelikle yeni döneminiz hayırlı olsun. Rekabet Kurumu onayının ardından Mikrogrup ve TeamSystem çatısı altına girerek stratejik bir entegrasyon sürecini tamamladınız. Gerçekleşen güç birliği, Nef Solution’ın teknoloji odaklı yaklaşımını ve pazardaki konumunu gelecekte nasıl dönüştürecek?

Nef Solution Yazılım ve Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Ortakları Derya Sarıkayalar ve Erhan Argüç
Çok teşekkür ederiz. Bu süreci bizim için sadece bir entegrasyon değil, vizyonumuzu büyüten ve bizi gerçekten heyecanlandıran önemli bir adım olarak görüyoruz.
Rekabet Kurumu onayıyla resmileşen ve bizi Mikrogrup ile TeamSystem gibi iki güçlü yapının parçası haline getiren bu birliktelik, Nef Solution için yalnızca bir büyüme adımı değil; aynı zamanda teknoloji vizyonumuzu daha geniş ve küresel bir perspektife taşıyan stratejik bir eşik.
Bu süreci aslında iki temel başlıkta değerlendiriyoruz.
İlki, teknoloji ve Ar-Ge tarafında kazanacağımız hız. Bugüne kadar zaten teknoloji odaklı ve inovatif bir çizgide ilerliyorduk. Şimdi buna TeamSystem’ın Avrupa’daki güçlü Ar-Ge altyapısı ve yapay zekâ destekli SaaS çözümlerindeki derin uzmanlığı, Mikrogrup’un ise hem güçlü ürün ekosistemi hem de yerel teknoloji yetkinliği eklendi. Bu birleşim, ürün geliştirme hızımızı ve kalitemizi çok daha ileri taşıyacak.
İkinci başlık ise inovasyon kapasitemizin genişlemesi. Kendi mühendislik gücümüzü TeamSystem’ın global teknoloji ekosistemiyle birleştirerek, daha akıllı, daha ölçeklenebilir ve geleceğin ihtiyaçlarını bugünden öngören çözümler geliştirme fırsatı yakalıyoruz.
Mikrogrup’un Türkiye genelindeki yaygın müşteri ağı ve saha deneyimi sayesinde, geliştirdiğimiz çözümleri çok daha hızlı yaygınlaştırma ve gerçek ihtiyaçlarla besleyerek sürekli geliştirme imkânı bulacağız.
Özetle, bu birliktelik bizim için sadece ölçek büyütmek değil; daha hızlı, daha güçlü ve daha vizyoner bir şekilde ilerlemek anlamına geliyor. Bu ailenin, yolculuğun bir parçası olmak da bizim için ayrı bir motivasyon ve mutluluk kaynağı.
2025 yılı finans dünyasındaki dönüşümü anlatma ve değişen beklentileri sahaya yansıtma dönemi oldu. Söz konusu entegrasyonun verdiği ivmeyle 2026 yılına dair fintech ve regtech odağındaki büyüme stratejilerinizde hangi ana hedefler öne çıkıyor?
2026 yılını Mikrogrup ve TeamSystem entegrasyonunun gücüyle “operasyonel mükemmellik ve ölçeklenme” yılı olarak kurguluyoruz. Fintech ve Regtech odağındaki ana stratejik hedeflerimiz ise;
Regtech’te Proaktif Otonomi: İşletmeleri reaktif güncellemelerden kurtarıp, yapay zeka destekli “Hizmet Olarak Uyum” altyapısıyla hata ve ceza riskini minimize ediyoruz. Ayrıca, TeamSystem’ın Avrupa tecrübesiyle birçok global standartlarda yeniliği ekosistemimize getiriyoruz.
Gömülü Finans (Embedded Finance): Core yazılımları sadece kayıt tutan platformlar olmaktan çıkarıp, doğrudan işlem yapılan “finansal işlem merkezlerine” dönüştürüyoruz.
Uzun süredir omuz omuza yol alan iki kurucu ortak sıfatıyla, yenilenen yapıda iş bölümünüzü ve ekibinizin inovasyon tutkusunu kurumsal hedeflerle nasıl harmanlıyorsunuz?

Nef Solution Yazılım ve Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Ortağı Derya Sarıkayalar
Uzun süredir birlikte düşünmenin, çalışmanın en büyük avantajı, birbirimizi çok iyi tanımamız ve aynı hedefe farklı açılardan katkı sağlayabilmemiz. Bu da iş bölümünü doğal ve akıcı bir şekilde yapmamızı sağlıyor.
Ben daha çok işin iş geliştirme tarafı, müşteri ihtiyaçları ve ürünlerin sahadaki karşılığına odaklanırken; Erhan ise teknoloji, ürün geliştirme ve altyapı tarafında güçlü bir şekilde ilerliyor. Aslında bu denge, NEF Solution’ın bugün geldiği noktada en kritik unsurlardan biri.
Ekip tarafında ise en çok önemsediğimiz konu, inovasyonu sadece bir fikir olarak değil, günlük iş yapış biçiminin bir parçası haline getirmek. Ama bunu yaparken de “her yeni fikir değerlidir” yaklaşımı yerine, gerçekten müşteriye dokunan ve değer üreten çözümlere odaklanıyoruz.
Bizim için inovasyon; KOBİ’lerin, mali müşavirlerin ve finans kuruluşlarının gerçek problemlerini çözebildiği sürece anlamlı. Bu yüzden ekip içinde sürekli “bu yaptığımız kime nasıl fayda sağlıyor?” sorusunu soruyoruz.
Kurumsal hedeflerle bu yapıyı birleştiren nokta ise net: Ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve gerçekten kullanılan ürünler üretmek. Yani sadece teknoloji üretmek değil, sahada karşılığı olan ve değer yaratan çözümler geliştirmek.
Özünde güçlü bir iş bölümü, ortak bir vizyon ve gerçek probleme odaklanan bir inovasyon anlayışıyla ilerliyoruz. Bu da hem ekip içinde hem de müşterilerimiz tarafında sürdürülebilir bir güven oluşturuyor.
Sektördeki genel kanının aksine kârlılık salt muhasebesel bir sonucu ifade ediyor. Finansal sağlığın temelini oluşturan nakdin sürekliliği ve sürdürülebilirliği kavramlarını, KOBİ’lerin kurum kültürüne entegre etme aşamasında nasıl bir rehberlik üstleniyorsunuz?
Sahada en çok karşılaştığımız konulardan biri tam da bu. Kârlılık çoğu zaman “işler iyi gidiyor” algısı yaratıyor ama nakit tarafında aynı tabloyu her zaman göremiyoruz. Bizim yaklaşımımızda ise finansal sağlık, kârdan önce nakdin sürdürülebilirliği ile başlıyor.
Fincheckup ile tam da burada devreye giriyoruz. İşletmelerin finansal sağlık raporlarını hem oluşturuyoruz hem de analiz ederek sadece “ne oldu?” sorusunu değil, “ne olacak?” ve “ne yapmalıyım?” sorularını da cevaplayan bir yapı sunuyoruz. Nakit akışı, riskler ve olası kırılma noktaları daha oluşmadan görünür hale geliyor.
Rehberlik tarafında ise bunu sadece bir ürün sunumu olarak görmüyoruz. KOBİ’lerin kurum kültürüne küçük ama etkili alışkanlıklar kazandırmaya çalışıyoruz:
- Nakit akışını aylık düzenli takip etmek
- Kâr yerine likiditeyi önceliklendiren karar refleksi geliştirmek
- Veriye dayalı senaryo düşünme alışkanlığı kazanmak
Biz sadece finansal veriyi analiz eden bir teknoloji hizmeti sunmuyoruz; Dijital Finansal Danışman konseptimiz ile işletmelerin finansal bakış açısını dönüştüren bir yol arkadaşlığı yapıyoruz. Bu dönüşüm gerçekleştiğinde zaten kârlılık daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde geliyor.
Önceki söyleşimizde KOBİ’ler ile finans kuruluşları arasında köprü görevi üstlendiğinizi belirtmiştiniz. Söz konusu vizyonla hayata geçen Fincheckup ürününüz, e-Defter ve mali veriler üzerinden kredi karar süreçlerine nasıl bir hız ve şeffaflık kazandırdı?

Nef Solution Yazılım ve Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Ortağı Erhan Argüç
Aslında bu köprü rolü bizim için hâlâ çok merkezi bir yerde duruyor. Çünkü sahada gördüğümüz en temel sorun, KOBİ’lerin ürettiği finansal veri ile finans kuruluşlarının karar alma beklentisi arasında ciddi bir dil farkı olması.
Fincheckup ile bu farkı ortadan kaldırmaya odaklandık. e-Defter ve mali verileri alıp, bankaların bakış açısına uygun, standart ve karşılaştırılabilir bir finansal yapıya dönüştürüyoruz. Böylece hem veri daha anlamlı hale geliyor hem de değerlendirme süreci hızlanıyor.
Hız tarafında en büyük katkımız, manuel analiz süreçlerini ortadan kaldırmak. Gelen veri otomatik olarak analiz ediliyor, finansal sağlık, risk göstergeleri ve temel rasyolar hazır bir şekilde sunuluyor. Bu da kredi değerlendirme süresini ciddi anlamda kısaltıyor.
Şeffaflık tarafında ise iki yönlü bir fayda sağlıyoruz. Banka tarafı daha net, standart ve güvenilir bir veri ile karar alırken; KOBİ tarafı da kendi finansal durumunu, güçlü ve gelişmesi gereken alanları çok daha açık bir şekilde görebiliyor. Yani süreç tek taraflı bir değerlendirmeden çıkıp, iki tarafın da aynı veriye baktığı daha şeffaf bir yapıya dönüşüyor.
Bizim yaklaşımımız sadece süreci hızlandırmak değil; aynı zamanda daha sağlıklı ve sürdürülebilir kredi kararlarının alınmasına katkı sağlamak. Çünkü doğru veri ve doğru analiz olduğunda hem finans kuruluşu hem de KOBİ için daha dengeli ve güvene dayalı bir ilişki kuruluyor.
Bankaların şirketleri değerlendirirken tekil göstergelerin ötesine geçerek bütünsel tabloya odaklanma eğilimi hızla artıyor. Fincheckup’ın sağladığı doğru risk görünürlüğü, finans kuruluşlarının kredi tahsis süreçlerini ve risk iştahını hangi yönde etkiliyor?
Kesinlikle çok doğru bir noktaya değindiniz. Bankalar artık tek bir rasyoya ya da anlık finansal görünüme bakarak karar vermek yerine, şirketin bütünsel hikâyesini anlamaya odaklanıyor.
Fincheckup’ın burada sağladığı en büyük değer, bu bütünsel resmi net ve anlaşılır hale getirmek. e-Defter ve mali veriler üzerinden şirketin sadece bugünkü durumunu değil; trendlerini, nakit akış dinamiklerini ve potansiyel risk alanlarını birlikte ortaya koyuyoruz.
Bu doğru risk görünürlüğü, kredi tahsis süreçlerinde iki önemli etki yaratıyor. İlki hız: Analistler daha kısa sürede daha net bir değerlendirme yapabiliyor. İkincisi ise karar kalitesi: Riskler daha erken ve doğru tespit edildiği için daha dengeli ve isabetli kararlar alınabiliyor.
Risk iştahı tarafında ise ilginç bir dönüşüm görüyoruz. Belirsizlik azaldıkça, bankalar aslında daha önce temkinli yaklaştıkları bazı segmentlerde daha rahat aksiyon alabiliyor. Çünkü artık riski daha iyi ölçebiliyor ve yönetebiliyorlar. Bu da doğru müşterilere daha fazla erişim ve daha sağlıklı kredi büyümesi anlamına geliyor.
Özetle, biz sadece riski göstermekle kalmıyoruz; riski anlaşılır ve yönetilebilir hale getiriyoruz. Bu da hem finans kuruluşları hem de KOBİ’ler için daha güvenli, dengeli ve sürdürülebilir bir finansal ekosisteme katkı sağlıyor.
Şirketlerde etkin iç kontrol mekanizmalarının eksikliği büyük operasyonel riskleri beraberinde getiriyor. Geliştirdiğiniz teknoloji tabanlı iç denetim uygulamaları, süreçlerin daha yalın ve hatasız yönetilmesine nasıl bir zemin hazırlıyor?
Sahada en sık gördüğümüz konulardan biri, iç kontrol süreçlerinin ya hiç kurulmamış ya da manuel ve dağınık şekilde ilerliyor olması. Bu da özellikle fark edilmeden büyüyen operasyonel hatalar, hatalı finansal sonuçlar ve mevzuatsal risklere yol açabiliyor.
Biz NEF Solution olarak Findenetim ürünümüz ile bu süreci daha sistematik ve sürdürülebilir hale getirmeye odaklanıyoruz. Findenetim, e-Defter üzerinden muhasebe verilerini düzenli olarak kontrol eden, hataları ve uyumsuzlukları daha oluştuğu anda tespit eden bir yapı sunuyor.
Buradaki en önemli fark, uygunluk kontrollerinin dönem sonunda yapılan bir kontrol olmaktan çıkıp, sürecin içine entegre edilmesi. Yani hatalar büyümeden, henüz kayıt aşamasındayken görünür hale geliyor.
Mali müşavirler için bu hem ciddi bir zaman tasarrufu hem de daha güvenli bir hizmet sunma imkânı sağlıyor. Tek tek kontrol etmek yerine, riskli alanlara odaklanabiliyorlar. KOBİ’ler için ise işlerin daha düzenli, hatasız ve mevzuata uyumlu ilerlemesini sağlayan bir güven mekanizması oluşturuyor.
Aynı zamanda süreçleri sadeleştiriyoruz. Karmaşık kontrolleri arka planda otomatik hale getirirken, kullanıcıya sade ve aksiyon alınabilir çıktılar sunuyoruz. Böylece “kontrol etmek zorundayım” yaklaşımı yerine, “sistem zaten beni uyarıyor” konforu oluşuyor.
Aslında Findenetim ile amacımız sadece hatayı bulmak değil; hatanın oluşmasını engelleyen, süreçleri yalınlaştıran ve güveni artıran bir yapı kurmak. Bu da hem mali müşavirler hem de KOBİ’ler için daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir iş yapış modeli anlamına geliyor.
Finans sektöründe üretilen verinin devasa hacmi ve çeşitliliği geleneksel kural tabanlı sistemlerin sınırlarını aşıyor. Veri yoğunluğunu yönetmek adına yapay zeka entegrasyonlarınız, regtech ürünlerinizin performansına nasıl bir boyut kazandırıyor?
Finansal veriler ve regülasyonlar sürekli değişen “dinamik” bir organizma gibiyken; geleneksel kural tabanlı sistemlerin en büyük zafiyeti “statik” kalmalarıdır. Veri yoğunluğunu yönetmek ve bu statik yapıyı kırmak adına, yapay zeka entegrasyonumuzla Regtech ürünlerimize şu dört yenilikçi boyutu kazandırıyoruz:
- “Yanlış Pozitif” (False Positive) Gürültüsünün Elimine Edilmesi: Katı kuralların yarattığı gereksiz “yanlış alarmları” ortadan kaldırıyoruz. Yapay zeka, işlemlerin bağlamını analiz ederek kurumların sadece gerçek risklere odaklanmasını sağlıyor ve operasyonel zaman kaybını önlüyor.
- Çok Boyutlu ve Öngörücü Anomali Tespiti: Geleneksel sistemler sadece “bildiği” senaryolara karşı korur. Yapay zeka modellerimiz ise devasa veri içindeki gizli örüntüleri saniyeler içinde okuyarak, yeni ve karmaşık anomali risklerini henüz gerçekleşmeden proaktif olarak tespit eder.
- NLP (Doğal Dil İşleme) ile Adaptif Mevzuat Okuryazarlığı: Regtech sadece sayıları değil, hukuki metinleri de yönetmeyi gerektirir. NLP yeteneklerimiz sayesinde sistemlerimiz; değişen mevzuatları ve yeni hukuki metinleri okuyup anlamlandırarak altyapıya otomatik olarak adapte eder.
- Hız ve Kesintisiz Ölçeklenebilirlik: Devasa veri trafiğinin ve işlem hacminin zirve yaptığı anlarda dahi, yapay zeka destekli mimarimiz kaynakları otonom yönetir. Bu sayede hiçbir darboğaz yaşanmadan saniyelik yanıt süreleriyle kesintisiz performans sağlanır.
Kurucu ortaklar vizyonuyla baktığınızda, kurumların finansal dijitalleşme yolculuğunda üstlendiğiniz rehberlik rolü önümüzdeki beş yıllık süreçte sektörü nasıl şekillendirecek?

Nef Solution Yazılım ve Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Ortakları Derya Sarıkayalar ve Erhan Argüç
Biz bu süreci yalnızca dijitalleşme olarak görmüyoruz; bu, finansal düşünce yapısının dönüşümü. Önümüzdeki beş yılda veriye erişim hızlanacak, veri ile karar arasındaki mesafe ciddi biçimde azalacak.
NEF Solution olarak burada üstlendiğimiz rol, kurumların sadece dijital araçlara geçmesini sağlamak değil; veriyi anlayan, yorumlayan ve aksiyona dönüştüren bir yapıya geçişine rehberlik etmek.
Fintech ve RegTech tarafında artık yön çok net:
- Daha fazla otomasyon
- Daha gerçek zamanlı analiz
- Daha şeffaf ve standart veri yapıları
Biz de bu dönüşümde, Fincheckup ve Findenetim gibi çözümlerimizle, finansal veriyi anlamlandıran, analiz eden, muhasebe verilerinin e defter üzerinden uygunluk ve risk süreçlerini değerlendiren ve karar süreçlerine doğrudan katkı sağlayan bir katman oluşturuyoruz.
Çünkü doğru veri, doğru zamanda ve doğru şekilde kullanıldığında, aslında en güçlü rekabet avantajına dönüşüyor.
Girişimciliğin ve teknoloji üretiminin özünde yatan en büyük güç, yerleşik sistemleri dönüştürme ve geleneksel iş yapış şekillerini değiştirme yeteneğidir. Özellikle bankacılık ekosisteminin ve kredi tahsis süreçlerinin geleneksel işleyişinde sizin getirdiğiniz yenilikler oldu mu?
Bu noktada özellikle altını çizmek ve heyecanımızı paylaşmak istediğimiz tarihi bir milat var. Bizler, ülkemiz bankacılık sektöründe bu miladı sadece izleyen değil, bizzat bu yapıların kurulumunda öncülük eden girişimciler olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bankacılık tarihinde ilk defa; işletmelerin mali verileri hiçbir manuel işleme, dış müdahaleye veya operasyonel yüke gerek kalmadan, yalnızca müşterinin dijital onayıyla doğrudan banka sistemlerine akıyor. Müşterileri sürekli arayıp güncel mizan veya beyanname talep etme, mali tabloları Excel’ler üzerinden saatlerce analiz etme ve banka sistemlerine manuel veri yükleme devri artık tamamen tarihe karışıyor. Kurduğumuz bu uçtan uca otomasyon sayesinde; tüm mali tahlilleri arka planda saniyeler içinde yapılmış, temiz ve işlenmiş veriler doğrudan bankanın tahsis personelinin ekranına hazır bir şekilde düşüyor. Bu sadece bir yazılım güncellemesi değil; KOBİ’lerin finansmana erişimini hızlandıran, bankaların ise kredi karar süreçlerindeki operasyonel yükünü ve hata payını sıfırlayan gerçek bir şeffaflık ve hız dönüşümüdür.
