Hayat Fintek Genel Müdürü Doğan Tanrıseven, Dünya Fintek Günü kapsamında finansal teknolojilerin yeni dönemini; büyük veri, yapay zekâ, kişiselleştirme, gömülü finans ve Hayat Fintek’in stratejisi üzerinden değerlendirdi.

Dünya Fintek Günü kapsamında finansal teknolojilerin ulaştığı yeni evreyi ve önümüzdeki dönemin belirleyici başlıklarını mercek altına aldık. Yapay zekâ, gömülü finans, açık bankacılık ve görünmez bankacılık uygulamaları finansal deneyimi yeniden şekillendirirken, pazarda ölçeklenebilirlik, güven ve sürdürülebilir iş modeli giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’ın itici gücü olarak konumlanan Hayat Fintek ise bankacılığın güvenini fintek dünyasının hızı ve veri kabiliyetiyle buluşturuyor. Hayat Fintek Genel Müdürü Doğan Tanrıseven ile sektörün yeni dönemini, şirketin stratejik yapılanmasını, Hayat Pay’in büyüme yolculuğunu ve finansal teknolojilerin bireyler ile işletmelerin hayatında yaratacağı değeri konuştuk.

 

Fintek sektörünün geldiği noktayı ve önümüzdeki dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fintek, bankacılığın tarihsel rolünü yeni bir düzleme taşıyor. Bankacılık uzun yıllar boyunca ticareti mümkün kılan, üretimi finanse eden, ekonomik hayatın akışını hızlandıran temel yapılardan biri oldu. Bugün finansal teknolojiler bu rolü daha geniş bir alana yayıyor; finansal hizmetleri insan hayatının doğal akışına, ihtiyaç anlarına ve günlük kararlarına entegre ediyor.

Dünyada bu dönüşümün güçlü bir karşılığı var. BCG’nin 2026 Küresel Fintek Raporu’na göre global fintek gelirleri 2025’te bir önceki yıla göre %22 büyüyerek yarım trilyon doların üzerine çıktı[1]. Finansal hizmetleri yeni alanlara taşıyarak kazanılan bu büyüme, sektörün olgun bir ekosistem olma yolculuğunun başarıyla ilerlediğini de gösteriyor.

Türkiye de bu olgunlaşmanın güçlü yaşandığı pazarlardan biri. Bir dönem daha parçalı, erken aşama girişimlerin ağırlıkta olduğu pazar; bugün regülasyon altyapısı güçlenen, kurumsal sermayenin daha yakından izlediği ve bölgesel ölçekte rekabet edebilecek oyuncuların öne çıktığı daha nitelikli bir yapıya evriliyor. Özellikle 2024-2025 döneminde dijital varlıklar, ödeme sistemleri, açık bankacılık, servis modeli bankacılığı ve dijital bankacılık alanlarında atılan vizyoner regülasyon adımları, ekosistemi daha güvenilir ve yatırım yapılabilir bir zemine taşıdı. Bununla birlikte, yeni kurulan fintek sayısında yavaşlama yaşandı ancak biz bunu pazarın doğal bir olgunlaşma süreci olarak okuyoruz. Artık ekosistemde nicelikten çok kalite, uyum kabiliyeti, ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilir iş modeli belirleyici hale geliyor. Daha az sayıda yeni oyuncuya rağmen yatırım hacminin güçlü seyretmesi, sermayenin daha olgun ve bölgesel büyüme potansiyeli taşıyan şirketlere yöneldiğini gösteriyor. Startups.watch verilerine göre de 2025 yılında fintekler 220 milyon dolar yatırım çekerek en fazla yatırım alan sektörlerden biri oldu[2].

Finansal hizmetlere erişimi artıran, hayatın içinde değer yaratan çözümlerle bu büyümenin hızlanacağına ve sektörümüzün toplumların ve ekonomilerin güçlenmesinde öncü bir rol üstleneceğine inanıyorum.

 

Hayat Fintek, hızla dönüşen sektörde nasıl konumlanıyor? Kurum olarak yapılanmanızdan ve stratejinizden bahseder misiniz?

Hayat Fintek’i farklılaştıran en önemli nokta, yalnızca yenilikçi finansal hizmetler geliştiren bir şirket olmamamız. Biz, Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’ın itici gücü olarak konumlanıyoruz. Böylece bankacılığın güven, risk yönetimi ve regülasyon disiplininden beslenirken; fintek dünyasının hızını, veri kabiliyetini, büyüme ve pazarlama analitiğini ve kullanıcı deneyimi odağını çalışmalarımıza yansıtıyoruz.

2024 yılının Mart ayında bu bakışla yola çıktık. Amacımız, dijital finansın geleceğini bugünden inşa etmek. Hayat Holding’in 89 yıllık reel sektör deneyimi de bu noktada bize çok güçlü bir perspektif kazandırıyor. Üretimi, ticareti, hane halklarının ihtiyaçlarını ve işletmelerin günlük finansal gerçekliğini yakından bilen bir ekosistemden geliyoruz. Bu nedenle finansal hizmeti yalnızca bir ürün olarak değil; bir ailenin bütçesinde, bir esnafın tahsilatında, bir KOBİ’nin büyüme kararında karşılık bulan bir değer olarak ele alıyoruz.

Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri, Hayat Finans olarak stratejik iş modelimizde bireysel segmente özel yarattığımız ve fintek ruhunu taşıyan markası Hayat Pay. Hayat Pay’i yalnızca bir dijital cüzdan ya da ödeme aracı olarak değil; ödeme, ödüllendirme ve sadakat sistemini aynı platformda buluşturan hibrit bir değer modeli olarak konumlandırıyoruz. Kullanıcıya alışverişte finansal kolaylık ve kazanç sağlarken, markalara da müşteriyle daha sürdürülebilir ve etkili bir ilişki kurabilecekleri yeni bir ekosistem sunuyoruz. Hayat Pay’in büyüme yolculuğunda, mevcut finansal hizmetlerimize temel bankacılık çözümlerimizi de ekleyeceğimiz yepyeni bir döneme hazırlanıyoruz.

 

Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, gömülü finans, açık bankacılık ve görünmez bankacılık gibi yeni nesil sistemler ve teknolojiler fintek sektörüne nasıl etki edecek? Hayat Fintek’in bu yeni dönemde hedeflediği rol nedir?

Fintek şirketlerinin büyüme modeli, tekil ürünlerden ekosistemlere doğru evriliyor. Gömülü finans, açık bankacılık, servis modeli bankacılığı, yapay zekâ destekli finansal asistanlar ve görünmez bankacılık bu dönüşümün temel itici güçleri. Böylece finansal hizmetler, müşterinin hayatında ayrı bir işlem alanı olmaktan çıkıp yaşam akışının doğal bir parçası haline geliyor.

Yapay zekâ burada yeni bir sayfa açıyor. Finansal asistanlar harcama davranışlarını anlayan, bütçe dengesini izleyen, ödeme zamanlarını hatırlatan, nakit akışını öngören yapılara dönüşüyor. Daha ileri aşamada ise yapay zekâ ajanları, müşterinin onayı ve belirlediği sınırlar içinde bazı finansal işlemleri onun adına başlatabilecek veya tamamlayabilecek. Öte yandan bu yeni dönemde güven, şeffaflık ve açıklanabilirlik her zamankinden daha kritik olacak.

Hayat Fintek olarak hedefimiz, bu dönüşümde teknolojiyi insan odaklı kullanmak. Yaygın erişim, ölçeklenebilir dijital hizmetler ve yenilikçi iş modelleriyle bireylerin ve kurumların hayatına gerçek değer katmak istiyoruz. Bankacılığın güvenini teknolojinin hızıyla, verinin gücünü insanın ihtiyacıyla, inovasyonu ise yaşamın gerçek problemleriyle buluşturabildiğimiz ölçüde fintekin gerçek bir değer yaratabileceğine inanıyoruz.

 

[1] https://www.bcg.com/publications/2026/from-recovery-to-resurgence-in-global-fintech
[2] https://www.invest.gov.tr/view?path=_tr_library_publications_lists_investpublications_turk-fintek-ekosisteminin-gorunumu-2025.pdf&view=flipbook