Tam Finans Satış ve Pazarlama Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Hayati Çelikcan ile “B2B Fintek’in Sessiz Yükselişi” dosya konusu özelinde gerçekleştirdiğimiz röportaj şimdi yayında.
“Tam Finans Satış ve Pazarlama Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Hayati Çelikcan, mikro KOBİ ve esnafın finansmana erişimindeki yapısal engelleri sahanın içinden bir bakış açısıyla analiz ediyor. Geleneksel finansın katı kurallarının ötesinde, “fijital” olarak tanımlanan hem insani hem de teknolojik bir modelle ticaretin nabzını tutan Çelikcan, faturanın gücüne dayalı skorlama sistemlerinin sağladığı dönüşüme odaklanıyor. Söz konusu model, işletmelerin sadece geçmiş bilançolarıyla kısıtlı kalmayıp anlık ticari potansiyelleriyle finansmana ulaşmalarına imkan tanıyor. Bahsedilen esneklik, sahadaki esnafın nakit akışını yönetirken ihtiyaç duyduğu o hayati hızı ve güveni aynı anda sağlıyor.”
Öncelikle sizi ve faaliyet gösterdiğiniz şirketi kısaca tanıyabilir miyiz? İş modeliniz ve günlük finansal operasyonunuz nasıl bir yapı içinde ilerliyor?
Ben Hayati Çelikcan, Tam Finans’ta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Kıdemli Genel Müdür Yardımcısıyım. Tam Finans olarak sadece bir faktoring şirketi değiliz; biz mikro KOBİ’lerin, esnafın ve yeni girişimlerin nakit akışını yöneten dev bir B2B fintek gücüyüz. İş modelimizin merkezinde, finans dünyasında adeta ezber bozan ‘Fijital’ yaklaşımımız yer alıyor. Geleneksel finansın o çok ihtiyaç duyulan ‘insan odaklı ve güven veren’ yapısını, fintekin ‘hızlı ve çevik’ teknolojik kaslarıyla birleştiriyoruz. Günlük operasyonumuzda, Türkiye’nin 33 ilinde 50 şubemiz ve dev mobil ekiplerimizle sürekli sahadayız. Bizimle birlikte ticaretini sıfırdan kurup tam 14 yıldır kesintisiz büyüten, nakit akışını bizimle yöneten sadık bir müşteri kitlemiz var. Operasyonumuz, sahada kurulan bu güçlü insani bağların, arkadaki yapay zeka destekli skorlama altyapısıyla saniyeler içinde finansmana dönüşmesi esasına dayanıyor.
Günlük iş akışınızda ödeme, tahsilat ve finansmana erişim tarafında en çok zorlandığınız noktalar neler?

Sahada on binlerce KOBİ ve esnafla her gün omuz omuzayız. Gözlemlediğimiz en büyük yanılgı şu: Finansmana erişim ihtiyacı sadece işletme batarken veya zora girdiğinde doğmaz. Tam aksine; ticaretini büyütmek, peşin alım fırsatlarını kaçırmamak, yeni pazarlara açılmak ve nakit akışının sürekliliğini korumak isteyen her sağlıklı işletmenin can suyudur finansman. KOBİ’lerimizin günlük iş akışında en çok zorlandığı nokta, hak ettikleri ticaretin karşılığını almak için bekledikleri o ‘vade süreleri’ ve bankaların hantal kredi süreçleri oluyor. Biz bu zorluğu Fijital modelimizle aşıyoruz; KOBİ’nin mal satıp fatura kestiği an ile o paranın hesabına geçmesi arasındaki tüm engelleri kaldırarak onlara büyüme odaklı bir hareket alanı sağlıyoruz.
Çoklu banka ilişkileri, limit yönetimi, vade baskısı ve tahsilat gecikmeleri işinizi nasıl etkiliyor? Bunların sahadaki gerçek karşılığı nedir?
Klasik finans sisteminde KOBİ’ler ve yeni kurulan işletmeler için banka limitlerini yönetmek tam bir stres kaynağıdır. Geleneksel finans sağlayıcılar genellikle bilançoya bakar; oysa KOBİ’nin ve esnafın elinde çoğu zaman görkemli bilançolar değil, gerçek ve canlı bir ticaret vardır. Limit baskısı ve vade yükü sahada maalesef ‘kaçan ticaret fırsatları’ olarak karşılık buluyor. Biz ise faturaya, yani ticaretin kendisine odaklanıyoruz. Burada en büyük farkımız ‘Risk based pricing’ (risk bazlı fiyatlama) modelimiz. Yapay zeka altyapımızla faturanın ve borçlunun riskini ölçüyor, her müşteriye özel ve adil bir fiyatlama sunuyoruz. Bu esneklik, KOBİ’lerin banka limitlerine takılmadan, çoklu banka ilişkileriyle boğuşmadan doğrudan ticarete odaklanmasını sağlıyor. Bu modelimiz, finansal sistemin dışına itilmiş ya da limitleri dolmuş tüm işletmeleri sisteme dahil eden Finansal Kapsayıcılık vizyonumuzun da en büyük taşıyıcısıdır.
B2B fintek çözümleri sizin gibi işletmeler için hangi alanlarda gerçekten fark yaratabilir? Hız mı, maliyet mi, kolaylık mı, yoksa erişim mi daha kritik?
Bize göre kesinlikle Erişim ve Hız. Ancak buradaki ‘erişim’ kavramını çok daha geniş ele alıyoruz. Sadece ‘unbanked’ (bankayla çalışamayan) kesimden bahsetmiyoruz; yeni kurulmuş, teminatı olmayan ama harika bir ticaret döndüren her işletmeyi kapsıyoruz. Şunu gururla söyleyebilirim: Bugün Türkiye’de kurulan her 10 yeni firmadan 1’inin ilk finansmanını Tam Finans olarak biz sağlıyoruz! Bu, Türkiye’nin ekonomik büyümesine ve Finansal Kapsayıcılık ilkemize sunduğumuz çok somut bir katkıdır. KOBİ ve esnaf profili, fırsatları anında değerlendirmek zorundadır; ‘alacağım gelecekte gelecek’ diye beklerken ticareti kaçırır. Başvuru yapıp 3-5 dakikada paraya ulaşabilmek onlar için önemli. Bu esnekliği ve hızı sunarken gösterdiğimiz müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımız sayesinde, aktif müşteri kitlemizdeki NPS skorumuz (Net Tavsiye Skoru) 80 seviyesinde. Bu oran, sunduğumuz kolaylığın ve yarattığımız farkın sahadaki en net tescilidir.
Sizin gözünüzden bakıldığında büyük kurumlarla çalışan KOBİ’lerin en temel beklentisi nedir? Sistemde hangi alanların daha hızlı dönüşmesini istersiniz?
KOBİ’lerin ve esnafın en büyük beklentisi ‘anlaşılmak’ ve kendilerine sadece bir hesap numarası gibi bakılmamasıdır. Onlar, iyi günde de kötü günde de, en çok da büyüme hamlesi yaparken yanlarında duracak cesur finansal ortaklar bekliyorlar. Sistemde en hızlı dönüşmesini istediğimiz alan ise; kredilendirme süreçlerindeki o katı, sadece geçmişe ve bilançoya dayalı geleneksel yaklaşımların artık terk edilmesidir. Finans dünyası artık bizim 14 yıldır sahada uyguladığımız gibi; canlı ticareti okuyan, faturanın gücüne inanan, ‘Fijital’ kaslara sahip ve ‘Risk bazlı fiyatlama’ gibi dinamik modellerle çalışan yapılara dönüşmeli. KOBİ’lerin hayatını sürdürebilmesi ve büyüyebilmesi için B2B finansman şirketlerinin bu vizyonu tüm sisteme yayılmalıdır.
