Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven ile “Bankacılığın Yeni İşletim Sistemi Fintek, Yapay Zekâ ve Veriyle Kuruluyor” dosya konusu için gerçekleştirdiğimiz röportaj yayında.

Şebnem Dağ Güven, bankacılıkta fark yaratan alanın hız ve dijital işlem kolaylığından finansal rehberliğe kaydığını vurguluyor. Akbank’ın “dijital finansal yol arkadaşlığı” yaklaşımıyla yapay zekâyı müşteri deneyimi, operasyonel mükemmellik ve güven için stratejik bir kaldıraç olarak kullandığını belirtiyor. Banking IQ, İşin İçin ve Senin İçin gibi servisler, verinin kişiselleştirilmiş içgörüye dönüşmesine örnek oluşturuyor. Güven, veri, yapay zekâ ve açık ekosistemler, Dağ Güven’e göre bankacılığın yeni dönemini şekillendiren ana güçler olacak.”

 

Bugün bankacılıkta dijitalleşme artık tek başına bir farklılaşma alanı değil. Çünkü hız, mobil hizmetler ve işlem kolaylığı sektörün temel standartları haline geldi. Asıl farkı yaratan artık müşterinin hayatındaki belirsizliği azaltabilmek, onun adına düşünebilmek, ihtiyaçlarını öngören çözümler geliştirebilmek ve bunu yaparken güven ilişkisini daha da güçlendirebilmek.

Akbank’ta bu dönüşümü “dijital finansal yol arkadaşlığı” yaklaşımıyla ele alıyoruz. Bugün ortalama olarak her 10 müşterimizin 9’u bankacılık işlemlerini dijitalden yapıyor. Aktif dijital müşteri sayımız son 5 yılda iki kat artarak 13,5 milyona ulaştı ve Akbanklılar aylık ortalama 30 kez Akbank Mobil’e giriş yapıyor. Bu ölçek, her ay yüz milyonlarca etkileşimin gerçekleştiği dev bir dijital ekosistemi yönetmek anlamına geliyor. Burada değer yaratan şey sadece güçlü bir altyapı değil; her müşteriyi doğru anda, doğru deneyime yönlendirebilmek ve ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde karşılayabilmek.

Araştırmalar da bunu destekliyor. Müşterilerin bankasından yalnızca hizmet değil, aktif yönlendirme ve finansal rehberlik beklediğini gösteriyor. Özellikle genç segmentte bu beklenti hızla artıyor.

Bu ortamda yapay zekâda rekabet alanı modelin teknik kapasitesi olmaktan çıkıyor; artık mesele bu kapasitenin doğru probleme, doğru anda, doğru iş modeliyle çözüm sunabilmesi haline geliyor. Başka bir ifadeyle, yapay zekâ artık bir teknoloji gündemi değil; strateji, müşteri deneyimi, operasyonel mükemmellik ve güven konusu.

Bu bilinçle Akbank’ta yapay zekâyı; müşteri odaklılığı daha ileri taşıyan, güveni güçlendiren, veriyi anlamlı içgörüye dönüştüren ve çözümleri daha akıllı kılan stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. 450’den fazla ileri analitik modelimiz, doğal dil işleme, görüntü işleme ve ses işleme gibi alanlarda geliştirdiğimiz 100’den fazla bilişsel modelimizle yapay zekâyı satıştan pazarlamaya, operasyonlardan müşteri deneyimine kadar çok geniş bir alanda kullanıyoruz.

Örneğin, Banking IQ – Akıllı Uyarılar servisimizle müşterilerimizin finansal kararlarını desteklemek üzere ayda 60 milyondan fazla kişiselleştirilmiş içgörü ve akıllı ipucu sağlıyoruz. Ticari müşterilerimize sunduğumuz İşin İçin deneyimiyle nakit giriş ve çıkışlarını analiz ediyor, kişiselleştirilmiş finansal takvimler ve proaktif öneriler sunuyoruz. Akbank Mobil’deki “Senin İçin” de finansal ve finans dışı ihtiyaçlar için yapay zekâ destekli öneriler geliştirerek bireysel müşterilerimizin yaşamına değer katıyor.

Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven

Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven

Bu gelişmelerle bankacılığın sınırları da genişlemeye devam ediyor. Bankacılık artık bir mobil uygulamada, bir otomobilin ekranında, akıllı saatte, e-ticaret platformunda veya günlük yaşamın başka bir temas noktasında karşımıza çıkıyor. Açık bankacılık ve servis bankacılığı bankayı yalnızca kendi kanallarında hizmet veren bir kurum olmaktan çıkararak farklı ekosistemlerin güvenilir finansal altyapısına dönüştürüyor. Dolayısıyla teknoloji tedariki, ortak ürün geliştirme, yatırım ve ekosistem ortaklığı geleceğin bankacılığının inşasında kritik rol oynuyor. Akbank LAB aracılığıyla girişimler ve teknoloji şirketleriyle yürüttüğümüz kavram kanıtlama çalışmaları ve hayata geçirdiğimiz projeler, inovasyonu kurum sınırlarının dışına taşıyan bu yaklaşımın öncü örneklerinden.

Tüm bunlar ışığında söyleyebiliriz ki; bankacılığın geleceğini güven, veri ve yapay zekâ ile açık ekosistemler şekillendiriyor. Geleceğin kazananları, teknolojik karmaşıklığı sadeliğe, veriyi içgörüye ve her teması uzun soluklu bir güven ilişkisine dönüştürebilen kurumlar olacak.