Octet Türkiye, yıl sonuna yaklaşırken açık alacakların nakde dönüşme zamanının şirketlerin bütçe ve nakit akışı yönetiminde daha kritik hale geldiğine dikkat çekiyor.

TCMB ve TÜİK iş birliğiyle hazırlanan Sektör Bilançoları 2026 çalışmasındaki veriler üzerinden yapılan hesaplamaya göre, kısa vadeli alacakların şirketlerin toplam aktifleri içindeki payı 2023’te yüzde 17 seviyesindeyken 2025’te yüzde 20,5’e yükseldi. Octet Türkiye, yıl sonuna yaklaşırken açık alacakların nakde dönüşme zamanının şirketlerin bütçe ve nakit akışı yönetiminde daha kritik hale geldiğine dikkat çekiyor.

Şirketler 2026’nın son çeyreğinde yeni dönem bütçelerini ve nakit akışı planlarını hazırlarken, yıl içerisinde oluşan açık alacaklar ve tahsilat takvimleri de yeniden gündeme geliyor.

TCMB-TÜİK Sektör Bilançoları 2026 çalışmasında yer alan 2023-2025 verileri üzerinden yapılan hesaplama, kısa vadeli alacakların bilançolardaki ağırlığının arttığını gösteriyor.

Kısa vadeli alacakların şirketlerin toplam aktifleri içindeki payı söz konusu dönemde 3,5 puan artarak yüzde 20,5’e ulaştı.

Tahsilat Zamanı Finansal Planlamada Öne Çıkıyor

Yıl sonuna yaklaşırken şirketler açısından satışın gerçekleştirilmesi kadar, satıştan doğan alacağın hangi tarihte nakde dönüşeceği de finansal planlamanın önemli parçalarından biri haline geliyor.

Özellikle vadelerin yeni yıla taşındığı ticari işlemlerde açık alacaklar, şirketlerin yeni dönem bütçeleri ve nakit akışı üzerinde doğrudan etkili olabiliyor.

Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, yıl sonu tahsilat yönetimine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Yıl sonu, şirketlerin gerçekleşen satışlarıyla birlikte bu satışlardan doğan alacakların ne kadarının nakde dönüştüğünü de değerlendirdiği bir dönem. Açık alacakların yeni döneme taşınması, yıl sonu finansal tabloların yönetimine ek olarak bütçe ve nakit akışı planlamasında dikkate alınması gereken önemli bir unsur. Bu nedenle finans ekiplerinin tahsilat takvimlerini görünür biçimde yönetebilmesi, farklı tahsilat kanallarını değerlendirmesi ve önümüzdeki dönemin nakit planını buna göre oluşturması önem kazanıyor.”

Vadeler Bir Yıla Kadar Uzayabiliyor

Octet Türkiye’nin değerlendirmesine göre vadeli çalışan şirketlerde tahsilat süreleri sektör ve ticari koşullara bağlı olarak bir yıla kadar çıkabiliyor.

60 ve 90 günlük ödeme vadelerinin yaygınlaşması da özellikle yılın son aylarında gerçekleştirilen satışlardan doğan alacakların takip eden yıla taşınmasına neden olabiliyor.

Bu durum şirketlerin bilanço yönetiminde yalnızca satış miktarına değil, alacağın hangi tarihte tahsil edileceğine de daha yakından bakmasını gerektiriyor.

Sanal POS ile Tahsilat Ertesi İş Gününe Taşınabiliyor

Octet Sanal POS kullanan şirketler, bankalarla ayrı ayrı anlaşma yapmadan kredi kartıyla tahsilat gerçekleştirebiliyor.

Alıcı taraf, kredi kartının sunduğu imkanlar kapsamında tek çekim veya taksitli ödeme seçeneğini kullanabilirken, ödeme Octet tarafından ertesi iş günü satıcının banka hesabına aktarılıyor.

Şirketler ayrıca yıl sonu cari hesap mutabakatı döneminde müşterilerine SMS veya e-posta üzerinden ödeme linki gönderebiliyor. Bayi ağlarında oluşan borç ve tahsilat süreçleri de Octet Platformu üzerinden merkezi olarak takip edilebiliyor.

“Yeni Yıla Sarkan Alacak Yıl Bitmeden Nakde Dönüşebiliyor”

Derya Ekemen Fidan, vadeli satışlarda sanal POS kullanımının oluşturabileceği alternatifi şöyle anlattı:

“Firmaların çalışma modellerine göre tahsilatlar 1 yıla kadar uzanabiliyor. Bu da yılın son aylarında gerçekleşen bazı satışların tahsilatının bir sonraki yıla kalması anlamına geliyor. Sanal POS burada farklı bir seçenek sunuyor. Alıcı, kredi kartıyla ödeme yapmayı tercih ederek kendi ödeme planını kartının sunduğu imkanlar dahilinde taksitlendirebilirken, satıcı tahsilatını ertesi iş günü alabiliyor. Böylece henüz vadesi gelmemiş veya tahsilatı yeni yıla sarkan bir alacak, tarafların tercihine bağlı olarak yıl bitmeden nakde dönüşebiliyor. Bu imkan, şirketlerin açık hesaplarını azaltmasına ve yıl sonu nakit akışını daha etkin yönetmesine katkı sağlıyor.”

Tahsilat Teknolojileri Nakit Akışının Bir Parçasına Dönüşüyor

Kısa vadeli alacakların toplam aktifler içerisindeki payının iki yılda yüzde 17’den yüzde 20,5’e yükselmesi, şirketlerin nakit yönetiminde tahsilat süresinin önemini artırıyor.

Burada dikkat çeken nokta, ödeme teknolojilerinin artık yalnızca müşteriden ödeme alma aracı olarak kullanılmaması. Ödeme linkleri, sanal POS, çoklu banka erişimi ve merkezi tahsilat takibi gibi çözümler şirketlerin işletme sermayesi ve nakit akışı yönetiminin bir parçasına dönüşüyor.

Özellikle yıl sonu gibi bilanço, bütçe ve yeni dönem nakit planlarının aynı anda gündeme geldiği dönemlerde satış ile tahsilat arasındaki sürenin kısaltılması, finans ekipleri açısından daha görünür bir performans alanı haline geliyor.